Kalabalık bir kümesin tavukları gibiyiz. İğrenç, garip sesler çıkarıyoruz ama herkes kendi makamının eşsizliğinden emin olarak köşesinde madalya bekliyor, nasıl iş?
.. Onları izlerken, kendi beynimin içinden sürekli "Bana ne! Bana ne senin eski kocandan, üst kat komşunun kim olduğundan, dolmayı nasıl yaptığından?" diyorum...
Nobel alan Orhan Pamuk veya yüzlerce eseri olan insanlar senede on dakika imkân bulup en küçük televizyonlarda fikirlerini söyleyemezken, kimsenin tanımadığı yüz binlerce menopozlu şırfıntı günde beş saat televizyonlara konuk olmayı başardı.