Babaannem,
-Allah’ın işi işte. Neler yaratıyor? Tabi görebilene ne dersler var bu küçücük arının yaşayışında, dedi.
.
Dedemin söylediğine göre; arılardan Kur’an-ı
Kerim’de de bahsediliyormuş.
“Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir. Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.”
(Nahl Sûresi, 68-69. ayetler)
Her kitabın insana aşılamak istedikleri farklıdır. Okuduklarımız biz farkında olmasak da aslında bizi ve hayatımızı şekillendirir.
Bu kitap da genel itibariyle evlilik üzerine yazılmış diyebilirim lâkin bekarlar, evliler, arkadaşlarıyla iyi iletişim kurmak isteyenler, çocuklarla iletişimini iyileştirmek isteyenlerin okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap.Daha doğrusu beş sevgi dilini bilen biri hem kendi dilini öğrenmiş olacak hem de karşısındaki insanın dilini anlayabilecek ve buna göre adımını sağlam atabilecektir. Sevgi,"sevgi deposu" dolu olduğu ânda ortaya çıkar unutmayalım."Dünyayı döndüren" gerçekten sevgidir." diyor kitapta. Hakikaten de öyle değil mi? Sevgi yok olunca yeryüzündeki birçok şey yok olmaya yüz tutar. Hayvanlar,bitkiler,cansız varlıklar,insanlar,aileler,evlilikler,toplumlar... aklımıza gelebilecek her şey evet her şey sevgiyle güçlenir.
Sözün özü; "almaktan çok vermenin doyumu için sevmek daha yüce bir amaçtır." cümlesini hatırımızda tutup "sevgi depolarını" doldurmak için çabalamalıyız. Tabi "sevgi de bir seçimdir. Seçimi sevgiden yana olan kazanır." Hatırlayalım.
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma
İnsanın böyle zor durumda kalıp da sabırlı olabilmesi, ne kadar da önemliydi aslında.Allah Teâlâ’nın meleklerinin etrafımızda olduklarını bilmek, ne kadar da rahatlatıcıydı.
! Kur’an’ın ilk inen ayeti, ‘Oku’, dedim.
.
Rabbimiz bizim okumamızı bu kadar isterken, biz daha başka ne yapabiliriz ki?
Aslında “oku” ayeti sadece kitap okumak ya da okul okumak değilmiş, kâinat bir kitapmış ve onu
da okumak gerekiyormuş.
"Her çocuğun içinde, sevgi ile doldurulmayı bekleyen bir 'duygu deposu' vardır. Bir çocuk gerçekten sevildiğini hissederse, normal olarak gelişecektir. Fakat sevgi deposu boş olduğu zaman, çocuk yanlış davranışlarda bulunacaktır. Çocukların yaramazlıklarının çoğuna boş bir "sevgi deposu "nün özlemleri yol açar."