Esra Şahin

Esra Şahin
@Deadpoettt
Uzak nedir? Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için, gidecek yer ne kadar uzak olabilir...
Puan vermedi·131 syf.··
2025 20. kitabı
Fernando Savater, İspanyol bir filozof ve yazar olup, felsefeyi herkes için ulaşılabilir hale getirme amacını güderek kaleme aldığı eserleriyle tanınır. Oğluma Ahlak Üstüne Öğütler kitabı, her ne kadar bir baba-oğul arasında geçen bir sohbet gibi görünse de, aslında çok daha derin bir felsefi incelemedir. Kitap, bireyin varlık sebebini, toplumdaki yerini ve insanın ahlaki sorumluluklarını sorgularken, okura özgürlük, ahlak ve yaşamın anlamı hakkında ciddi bir düşünsel yolculuğa çıkarır. Savater, kitabın her satırında insanın yaşamak ve düşünmek arasındaki ilişkiye dikkat çeker. Bizi insan yapan şeyin ne olduğuna dair sorulara yanıt ararken, ahlak olgusunun önemini vurgular. Ahlak, Savater’in gözünde, sadece doğru ve yanlış arasındaki sınırları çizen bir sistem değil, aynı zamanda insanın kendisini ve dünyayı anlamaya çalışırken inşa ettiği bir yaşam biçimidir. Bu bağlamda, kitabın ismi olan “Ahlak Üstüne Öğütler ” de, aslında hayatın kendisinin bir anlam arayışına yönelik bir sorudur. Savater, oğluna hayatı düşünmesi için öğütlerken, aslında hayatın her yönünü sorgulamanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmaktadır. Oğlumu Ahlak Üstüne Öğütler, yalnızca bir babanın oğluna öğütleri değil, aynı zamanda her bireyin kendi hayatını sorgulaması gereken bir rehberdir. Savater, insanı yalnızca biyolojik bir varlık olarak görmektense, onun düşünce gücü, özgürlüğü ve ahlaki sorumlulukları üzerinden tanımlar. Ahlak, insanın varoluşunun bir parçasıdır ve bu ahlaki sorumluluk, insanın hem kendisine hem de topluma karşı bir yükümlülük taşımasını gerektirir. Kitap, insanın her eylemini ve kararını düşünerek alması gerektiğini, özgürlük ve sorumluluğun el birliğiyle gelişmesi gerektiğini anlatır. İnsan, doğası gereği düşünmeli, sorgulamalı ve sonunda özgür olarak
1000Kitap
Oğluma Ahlak Üstüne ÖğütlerFernando Savater · İletişim Yayıncılık · 1999135 okunma
Reklam
Puan vermedi·132 syf.··
2025 18. kitabı
Marcus Aurelius, Roma’nın en önemli imparatorlarından biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda Stoacı bir filozoftu. Kendime Düşünceler, onun savaş meydanlarında yazdığı, hayat ve erdem üzerine derin düşüncelerini içeren bir eserdir. Kitap, klasik bir felsefi metin olmaktan ziyade, Aurelius’un kendisiyle yaptığı bir iç hesaplaşma gibidir. O, hayatın geçiciliğini, insanın kendine hâkim olmasını, adaleti ve doğayla uyum içinde yaşamayı sürekli vurgular. Kitabı okuduğumda, Stoacılığın sunduğu bakış açısının İslamî düşünceyle birçok noktada örtüştüğünü fark ettim. Aurelius'un temel öğretisi, insanın yalnızca kontrol edebileceği şeylere odaklanması ve geri kalanını akışına bırakması gerektiğidir. Bu düşünce, İslam'daki tevekkül anlayışıyla birebir örtüşüyor. Kendi yapmam gerekeni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmak hem psikolojik açıdan rahatlatıcı hem de ruhsal açıdan geliştirici bir şey. Çünkü insanın her şeyi kontrol etmeye çalışması, kaçınılmaz olarak kaygıya ve tükenmişliğe yol açar. Aurelius, hayatın doğasının zaten zorluklarla dolu olduğunu ve insanın bunlara direnmek yerine onları kabullenmesi gerektiğini vurguluyor. Olaylara karşı takındığımız tavrın, mutluluğumuzu belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu söylüyor. Bu, İslamî düşüncede de çok önemlidir. Peygamber Efendimiz ’in şu hadisini düşündüm: “Başına bir musibet geldiğinde ‘Keşke böyle olmasaydı’ deme, ‘Allah’ın takdiri böyleymiş’ de. Çünkü ‘keşke’ şeytanın işine yarar.” Aurelius’un da benzer bir tavır önerdiğini görmek, onun düşüncelerini bana daha yakın hissettirdi. Kitapta en çok ilgimi çeken noktalardan biri, ölüm düşüncesine verdiği önemdi. Aurelius, sürekli ölümü hatırlamak gerektiğini ve bu farkındalığın insanı gereksiz dünyevi tutkulara kapılmaktan alıkoyduğunu söylüyor. Bu yaklaşım da
1000Kitap
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma