“Nasıl da tahammülsüz davranıyoruz, AŞK söz konusu oldu mu ŞÜPHENİN KIRINTISINA DAHİ. Totaliter aşklarımız. Yayılmacı, işgalci, tahakkümperver. Sevdiğimizin benliğinin haritasını ele geçirmediğimiz tek bir köy ya da kasaba bile kalmamalı. Emin olmak istiyoruz, yüzde yüz, yüzde beş yüz.
“ SEVİYOR MUSUN BENİ?” diye soruyoruz durup durup. Yetmiyor gelen cevap, kesmiyor.
“HEP SEVECEK MİSİN BENİ?” diyoruz bu sefer. Şimdiki zamanı kontrol etmek, ettiğimizi sanmak yetmiyor; geleceği de ipotek altına almak istiyoruz. Gelecek beş, on, kırk, elli yılı.
“ÖLENE KADAR SEVECEĞİM” yemini ne kadar TEMELSİZ aslında, boş bir DAYATMA. Şu anı bilebiliriz sadece, KOCA BİR ÖMRE DAİR EDİLEN HER TAAHHÜT, ÖZÜNDE ZORLAMA.
TEREDDÜT inancın da, özgüvenin de, aşkın da olmazsa olmazı. ŞÜPHEYE VE ÇELİŞKİYE YER VERMEYEN AŞKLAR, YALAN AŞKLAR!”