Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Eleştirel gündelik hayat sosyolojisinin kurucusu Lefebvre'e bakılırsa polisiye roman günlük yaşamla olan bağı hızla koparır. "Şok kaçış" sağlar. Cinayet romanlarının düpedüz "dinlenmek için" okunması gibi, cinayet filmleri de duygusal katılım yoluyla realiteden fantazyaya kaçış, katarsis sağlama, endişe duygusunun bastırılması için seyredilir. Nitekim polisiye romanın popülaritesinin kökeninde de kaçış ihtiyacı bulunur ve bu ihtiyacın altında derin bir endişe yatar.
Sayfa 182
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
19. yüzyılda sanayileşen basının (kitle gazeteciliğinin) geniş kitlelere ulaşmakta ve tirajını artırmakta çok faydalandığı bir yöntem olan edebi tefrika, sinema dizilerinin olduğu kadar, radyo ve televizyon dizilerinin de atasıdır.
Sayfa 165
Peter A. Levine'in travmayla baş etme anlamında kullandığı metafor oldukça işlevseldir. Ona göre "genç bir ağaç yaralandığında o yaranın etrafında dolaşarak büyür. Ağaç büyümeyi sürdürürken söz konusu yara ağacın gövdesine oranla nispeten küçülür. Uzayan dallar ve büyüyen gövde yaralanma ve engellerin zamanla üstesinden gelindiğini bize anlatır. Ağacın geçmişin çevresinden dönüp dolaşarak büyüme biçimi onun o eşsiz karakterine katkıda bulunur."
Sayfa 143
Siyasi liderlik, kırılma noktalarından bazen regresyonla kendi geçmişiyle bağ kurarak bazen yeni bir dönem açıp progresyonla baş etme yolunu tercih eder. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması sürecinde de siyasi yapı, progresyon yolunu seçmiş, milli mücadele zaferiyle toprak kayıplarına rağmen toplum ileriye dönük bir zafer enerjisine odaklanmıştır. Yasa girildiği andan itibaren toplum regresyona girerken, progresyon toplumlara enerji ve dinamizm getirmektedir.
Sayfa 143
Japonya'nın II. Dünya Savaşı'nda Hiroşima'yı seçilmiş travma olarak kendi halkına sunması ve kendi kayıplarına odaklanarak Hiroşima'daki yası yüceltmesiyle Japon toplumu bir acı etrafında birleşerek toplumsal yas sürecini yaşamışlardır. Hiroşima'ya odaklanan toplum, Japon hükümetinin aynı savaşta Kore'de gerçekleştirdiği travmatik acı ve felaketleri yok sayarak inkâr yolunu seçmiştir.
Sayfa 143