Gökhan UÇAR

Gökhan UÇAR
@Defender
Kitap - Dolma Kalem - Keman - El Yazısı
Uluslararası İlişkiler
Eskişehir
208 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
Korkunun ortaya çıkmasındaki en temel unsur belirsizliktir. Ateşin zarar verebileceğinden korkulur ancak bu ateşi söndürebilecek bir başka maddenin yani suyun olmasını bilmek bizi rahatlatır. "Bilinmezlik" korkunun kaynağını oluşturmaktadır. İnsanlar bilmedikleri, kontrol altına alamadıkları ve bu korkularla başa çıkabilecek bir stratejileri bulunmadığında korkularının sınırı olmayabilir. Çünkü tanımlayamadığımız durum ya da olayların bize ne kadar ve ne şiddette zarar verebileceğini algılayamadığımız için devreye içgüdülerimiz girer ve davranışlarımızı kontrol dışı yönetir. Bu durumun adı korku hipnozudur. Korku hipnozu yaşayan toplumlar etken konumdan edilgen konuma geçerler. Edilgen toplumlar genel olarak düşünmeyen, sorgulamayan, araştırmayan, pasif, direnç göstermeyen ve daha kolay yönlendirilebilen özellikler taşırlar.
Sayfa 203
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Korku, devletin güvenliğini ve kamu düzenini sağlamak için kullanılmakta, algılanan herhangi bir tehdide karşı ortak bir tepkinin tetiklenmesiyle birlik, beraberlik ve uzlaşma için bir odak noktası oluşturmaktadır. Korku siyaseti ile yönetilen devletlerde alternatif durumun kaos ve dağılma olduğu savunulmaktadır. Bireyler bir yandan devlete itaat etmeye yönlendirilirken diğer yandan da tehditlerle pasifleştirilir ve zayıflaştırılır. Korku siyasetinde devlet, kendine yönelik eleştirileri önlemek için böyle bir vatandaş profili inşa eder.
Sayfa 201
7/10
·192 syf.·
2022 7. kitabı
Çok garip bir benzeşme yakaladım bu kitapta daha doğrusu yazarda. Zaman zaman kitabın bazı sayfalarında Charles Bukowski okuyormuş gibi hissettim. Bence Yusuf Atılgan iyi bir Charles Bukowski okuru olabilir diye düşünüyorum.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma
Korku içinde bulunduğumuz duruma değil, bu durum ile ilgili kendi kendimize yaptığımız düşünsel değerlendirmemize verdiğimiz bir tepkidir.
Sayfa 200
Siyasi iktidar kamuoyunda zararlarından bahsedilen popüler filmleri kısıtlamıyorsa, bunun muhtemel sebebi, güncel ve somut bir fayda ummasındandır. Popüler filmler kolektif travmayı ve dolayısıyla siyasi muhalefeti yumuşatmak bakımından işlevsel bulunmuş olmalıdır. Sinemanın "kontrollü kontrolsüzlüğü" belki de kitlenin kontrolü içindir.
Sayfa 188