~Abdullah Haki : "Benim karım beni üç kez vurdu, bir kez bıçakladı, üç kez zehirledi. Rahmetliyi hâlà çok severim."
~Aşkın : "Acaba karınız sizi sevmiyor muydu?"
V'yi ben bile durduramıyordum çünkü artık V sadece ben değildim. V öldürülen kadınlardı, bastırılmış hayaller, yaşanmış acılardı. V her kadının içindeydi, benim V olmayı kesmem de V'yi yok etmezdi. Ama kadınların içindeki V, işte onlar bir gün tamamen kazanacaktı. Ben bir gün ölsem de V yaşamaya devam edecekti, işte bunu bilmek her şeye değdiğini gösteriyordu.
"Çok kafasın Shrek, Ateş'i bırak, gel V'nin yanında işe başla. Seninle adam öldürürken çok eğleniriz, düşünsene bir."
"Adamları öldürürken beni de aradan çıkarırsın sen."
"Notre Dame'ın Kamburu, Esmeralda'nın kasıp kavuran aşkı," dedim boğazımı temizlerken.
"Ve kötü karakter ama âşık Frollo."
"Kötüler de sanat sever." Sözlerimin ardından derin bir nefes aldım.
"Öyle, kötüye biz mi karar veriyoruz? Bu sözler bir kötüye ait olamayacak kadar tutkulu değil mi? Yoksa bir kalıp mı kötülük, bizim insanları sınıflandırdığımız? İyi kim, kötü kim? Buna karar veren kim?"