Hayır. Mucize filan yok...
Artık gidiyorum, bilinmeze doğru. Bunlar son satırlarım.
Elveda siz meçhul, siz sevgili okurlarm; sizlerle birlikte ne sayfalar geçirdik, hastalıklı ruhumun bütün yanlarını, tümüyle gevşemiş son cıvatama, boşalmış son zembereğime kadar sizlere açtım.
Gidiyorum.
Bu iki yüz yirmi iki sayfayı gerçekten ben, D-503 olarak mı yazdım? Bir ara bunlar hissetmiş ya da hissettiğimi sanmış olabilir miyim?
…Sayıklamalarım yok, saçma metaforlarım yok, duygularım yok: Yalnızca olgular var. Çünkü sağlıklıyım…
Önceleri bilmiyordum, artık biliyorum, siz de biliyorsunuz: Kahkahanın farklı renkleri vardır. Kahkaha, içimizdeki bir patlamanın uzak yankısıdır: Belki kırmızısıyla, mavisiyle, altın rengiyle havai fişekler denebilir bunlara, belki de insan bedeninin yırtılıp göğe fırlayan parçaları...