DejaVu

DejaVu
@DejaVu_C
I am made of November. The rain. Raging wind. Roaring ocean. Trees. Blazing fires. And so much darkness.
Puan vermedi·544 syf.··
2026 12. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 13:12
​Bugün masaya, yazarın ilk eseri olmasına rağmen beklentileri "Yok artık!" dedirtecek seviyeye çıkaran, ama değeri pek bilinmeyen (ya da yanlış anlaşılan) bir kitabı yatırıyoruz: Yan Karakter. ​"Bu Kitabı Yanlış Zamanda mı Okudunuz?" ​İncelemelere bakıyorum, herkes bir şikayetçi: "Aviva oraya nasıl girdi?", "Geçmişi nerede bu kızın?". Arkadaşlar, sakin olalım; detayları atlayarak okuduğumuzda kaçırdığımız dev bir gerçek var: Aviva da geçmişini hatırlamıyor! Üstelik içine düştüğü o evren, acemi bir yazarın elinden çıkmış, hatalarla ve boşluklarla dolu bir dünya. Yani o "mantık hatası" dediğiniz yerlerde, karakterimiz zaten "Bu nasıl saçma bir dünya!" diye bizzat isyan ediyor. Kitabı pür dikkat okumayanlar bu ince ironiyi kaçırıp kurguyu sorguluyor. Oysa yazar, o kusurlu evreni karakterin gözünden bilerek bize hissettiriyor. ​Gelelim Sadede: Neyi Sevdik, Neyi sevmedik? ​(-): Aviva ile Rahsan arasındaki o çekim... 500 sayfalık kitapta ilk 100 sayfada "Siz ne ara bu kadar kaynaştınız?" dedirtmiyor değil. Işık hızından biraz yavaş, ama normalden çok hızlı gelişen bu iletişim duygusal derinliği biraz gölgeliyor. Aviva nın arkadaş grubu arasındaki o kopukluk da bazen odaklanmayı zorlaştırabiliyor. ​(+): Yazarın dili su gibi akıyor. Aviva’nın her soruya şak diye cevap bulamaması kitabın binevi ilerlemesine yardımcı oluyor. Ve tabii ki Rahsan... İlk başta itici bir tip deseniz de sabredip okudukça karakterin derinliğinde kayboluyorsunuz. Tanıdıkça hak verdiğiniz, gerçek bir karakter var karşınızda. ​Sonuç: ​Her şeyi bir kenara bırakırsak; Yan Karakter, okurun peşinden koşan, ona hazır bir macera sunan o klasik kitaplardan değil. Aksine, sizin ona gitmenizi, o evrenin boşluklarını karakterle birlikte doldurmanızı bekleyen bir eser. Kitabı yarım bırakıp döndüğünüzde sizi
Yan Karakter 1Sareinn · Guardian Yayınları · 2026147 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·640 syf.··
2026 10. kitabı
​Ölüm Hâlâ En Sevdiğim Karakter ​Fikrim hâlâ değişmedi; Ölüm hâlâ en sevdiğim karakter. Evet, kabul ediyorum; adam tam bir ruh hastası, acımasız ve fazlasıyla manyak. Ama bir şekilde haklı gelmiyor mu size de? Özellikle eski 13 numaraya yaptıkları... Bence o sonu sonuna kadar hak etmişti. Günümüzdeki benzer tiplerin başına da böyle şeyler gelse dünya daha mantıklı bir yer olurdu herhalde. ​Ölüm, "kötü karakter" olarak o kadar kusursuz yazılmış ki, aynı zamanda sinir bozucu derecede sempatik. Verdiği cevaplar, o doğruluk cesaret oyunundaki tavırları falan... Okurken hem "ne diyor bu?" diyorsunuz hem de eğleniyorsunuz. Tabii ki sütten çıkmış ak kaşık değil; herif kendini tanrı sanıyor ve canilikte sınır tanımıyor ama karakter dediğin de böyle olur zaten. Neyse, bu psikopatı övmeyi bırakıp konuya geçiyorum. ​— Spoilerlı Kısım — ​(Tahmin edilmesi zor değil ama yine de uyarımı yapayım; ufak tefek bilgiler verip geçeceğim.) ​Hatırlarsanız Afra ikinci kitabın sonunda intihar etmişti. Bu kitapta öğreniyoruz ki Ölüm, bizim kızı iyileştirmek için bir organ mafyası doktorunu esir almış. Yine bizim meşhur binadayız ama bina artık bina değil, kendi ekosistemi olan karanlık bir dünya resmen. Afra bodrum katlarında ölümle pençeleşirken, Ölüm başında bekleyip ona kitaplar okuyor. Yaklaşık bir ay sonra doktor, "Bu kız uyanmaz" deyince Ölüm’ün sigortaları atıyor tabii. Doktoru kendi kızıyla tehdit ediyor; tam ondan beklenecek bir hareket. ​Neyse, Afra uyanıyor uyanmasına ama sanki o kadar şeyi yaşayan o değilmiş gibi hemen Ölüm’ün sabrını sınamaya başlıyor. Ölüm de gidip ona bir psikolog tutuyor. Kendisinin de psikoloğu ama neyse... Bu psikolog aynı zamanda yeni 13 numaramız; kendisi o kadar tatlı bir şey ki, bu karanlığın içinde nasıl sağ kalmış hayret. ​Olaylar asıl bundan
CambazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025303 okunma
NEEEEE?!
10/10
·448 syf.··
2026 9. kitabı
Ölüm benim en sevdiğim karakter Evet yanlış duymadınız! Ölüm benim en sevdiğim karakter! Şu anda başrolden daha çok seviyorum onu. Başrolü sevmeme nedenini aşağıya yazacağım bekleyin~} Hazır mısınız işte bütün sır perdeleri aralandı 1. kitap boyunca sorduğum sorunun cevabını buldum!!!! Bir alkış alayım Şimdi kitabın incelemesinden önce size ufak bir şey söyleyeceğim kitap 444 mü öyle bir sayfa sayısı vardı ama ben bunu 2-3 günde bitirdim. Tamam yine şey biraz uzun bir süre Normalde bir günde bir 500 sayfa okuyoruz ama ben şu anda RS dönemindey(d)im! Ama bu seri beni benim rekorumu kırdırmaya zorluyor. Evet 7tutsak1ölü-2 en çok söylemek istediğim şey kitabın kesinlikle acayip akıcı olması. Yazarın dili acayip derecede akıcı. Ama konusunda biraz şey yapabilirizz gerilim diyor ama ben hiç gerilmedim. Gerilimden çok ekip kurgusu gibi gerilim kitabı gibi değil yani. Bana göre. Tabii yaşananları şey mantık çerçevesinde tutarsak gerilim olabilir amaa ben çok da şey yaparak okumuyorum.. mantık çerçevesinde tutarak. (Fantastik izlemeyi okumayı seviyorum bilim kurgu falan da çok severim ve şey o yüzden çok fazla kurguyu ciddiye alamadığım için gerilmemiş olabilirim onu da kafanızda bulundurarak düşünün.) Aynı zamanda kitap karakterleri çok iyi işlenmişti sadece arada bir kişilik bozukluğu oluyor. Sadece bir karakterede değil diğer karakterlerde de var bu. Mesela Afra'da kişilik bozukluğu var. Çünkü kitap serinin en başında Afra asla yapmayacağı şeyleri şu anda kabul ediyor. Afra bir sıkıntımız var... E tamam bekleyin şey burada Spoiler yiyebilirsiniz ona göre şey yapın. Hatta yiyeceksiniz! Spoiler geliyor hazır mıyız?! Evet kitabın sonunda flashback sahnesi yaşıyoruz bu flashback'te de ölüm karakterinin (yani gerçek ismi kıyı) ile afra'nın
DüzenbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025583 okunma
10/10
·480 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 00:00
Şimdi öncelikle bu kitabı okurken bir sürü Spoiler yedim hem de çok fazla O yüzden kitabın sonunda ters köşe olmaktan çok hem tahminlerim doğrultusunda henüz spoilerlar yüzünden bayağı kafamda bir şey kurmuştum O da doğru çıktı zaten o yüzden okurken özellikle Spoiler yememeye dikkat edin/!/ Şimdi geldik kitabın incelemesine. Olabildiğince spoilersız tutmaya çalışacağım bana göre kitap bayağı akıcıydı zaten rs'deydim iyi geldi baya.Sadece yazarın her konuda her şeyi saklamasına acayip sinirim bozuldu. Yani saatlerce şunu bağırıyorsun evrene NEDEN?! Tamam işin gerekçesi olarak okurları meraklandırmak için olduğunu biliyorum. Ama bir noktadan sonra bayağı baydı.Kastettiğim şey şu kitap kötü değil hatta akıcı demiştim sadece konunun içeriğinden bahsediyorum. Yani olan şeyler neden olduğunu anlamamız için birkaç tane ipucu verilmesi gerekiyor bize. Ama ipuçları yok denecek kadar az farklı bir şey daha değinecek olursam kafanıza kesinlikle şöyle bir şey var. Kitabın arka yazısında da yazıyor zaten. Direkt olarak diyorsun ki 6 erkek 1 kız yani kız 6'sına da aşık olacak sonra ya da tam tersi olacak altısı kıza aşık olacak saçma sapan senaryolar odur budur. Bütün olaylar iğrenç denecek bir hal alır değil mi? Ama öyle değil işte Beklediğiniz veya istediğiniz şeyler olmuyor o konuda. SPOİLER Kızımızın Afra Ahsen Çakmak yani geçmişinde hatırlayamadığı ya da okuyuculara bize Söylemediği şeylerden ötürü ben kafayı yiyeceğim. Yani ya başrol demeli ya da Ölüm. Ölüm bir karakter arkadaşlar bilmeyenler veya anlamayanlar için söyledim Ölüm de bir şey söylemiyor Afra'da bir şey söylemiyor ve bunlar geçmişe tanışmışlar ama Nasıl tanışmışlar bilmiyoruz işte onu öğrenmek için 2. kitabı okumaya başladım. İncelemeye geri döneyim; Hani 13
2026 Okuma Raporları
OyunbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2024986 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 3. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 14:04
Selin Solaris'e seslenmek istiyorum! Bu kitap hangi kafayla yayınlandı?! Ana karakterimiz çok sıkıcı çok boğucu çok dramatik. Farklı bir dilden anlatılsaydı belki güzel olabilirdi. Çoğu sahnede ve evet çoğu bölümde hiçbir şeyi kafamda oturtamadım. Her şey karıştı. Çünkü, demin dediğim gibi karakter devamlı kendi kendine dramatik konuşmalar yapıyor. Karakterimiz kendi kendine karanlık unsurlar arasında büyük bir cehennemdeymişçesine konuşmakta. Kitabı bitirirken acayip sıkıldım zaten gözüküyordur sanırım da ben bunu bir 5 ayda mı 3 ayda mı bir aylardır işte okumaya çalışıyorum. Bitirmeye çalışıyorum işte bitmedi bir türlü Allah'ım bitmedi. Neyse en sonunda bitirdim incelemeye geldim. Şimdi biraz konusundan bahsedeyim ortaçağ fantastiğinde yer alıyoruz. Bir tane kızımız var ve krallığın KOSKOCA KRALLIĞIN!!! koktuğu bir Akademi var yani düşünüyorum da koskoca krallıksın bilmem ne kadar zenginsin Bir tanecik akademiden mi korkacaksın gerçekten?¿ Neyse Ne diyordum İşte bu kızımızın annesi de babası da bu akademide Okumuş ve annesi bir görev sırasında ölmüş ya da öldürülmüş Yani bunu biliyor kendisi sonra bana bir tane babası var Babası dünyanın en adi pisliği insanı olduğu için küçücük 7 yaşındaki kızını eğitmeye başlatıyor. (Şimdii diyeceksiniz ki olabilir neden olmasın ama bekleyin) ve kızın annesinin vasiyeti ne biliyor musunuz benim kızım kana bulaşmasın. Babası da eşinin hatırasına ihanet ediyor. Neyse sonra bunu bir tane abisi var o da gidiyor geliyor işte ne bileyim arada kaynıyor. Kitap başlarda daha iyiydi. Çünkü kız ailesinin arasında daha güzel konuşuyordu daha güzel fikirleri ve daha güzel çalışan bir beyni vardı. İç sesi tatmin edici bir şekilde betimleme yapabiliyordu aynı zamanda da aşırıya kaçmıyordu. Yani olay örgüsü işliyordu en azından. Kız akademiye
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025601 okunma