Kadın mahkumlardan birinin şarkı söylediğini duymak, bana bir kez olsun gül ya da yasemin getirmemiş hayranlarımdan tek tük mektuplar almak, vaktiyle şehrin birinde yaşadığım ve gerçekleştiği sırada hiç dikkatimi çekmeyen bir olayı hatırlamak; gittiğim onca ülkeden geriye sadece bunlar kaldı işte.
Gece ya da gündüz. İkisini birlikte yaşadığı için mutsuzdu insan. Kaldıramıyordu aynı hayatın içinde hem geceyi hem gündüzü. Onun için uyku vardı belki de. Ve onun için bu kadar mutsuzdu belki de uyuyamayan insanlar.