Ortaya çıkan çeşitli kavimler kendilerini diğerlerinden ayırmak için çeşitli adlar almaya başlamışlar. Adı henüz konmamış bir ırkın önünde "cesur, yiğit ve akıllı" bir kişi varmış. Herkes onun sözünü dinler, yap dediğini yapar, yapma dediğini yapmazmış.
Bu kişinin adı "güç, kudret, erdem, fazilet; güzel" anlamlarına gelen TÜRK’müş. Onun etrafında toplananlar ve soyundan gelenler, o öldükten sonra da bu adı kullanmaya devam etmişler.