Deloun

Deloun
@Deloun
"Mizah anlayışı, insanın ilahi tek özelliğidir." -Arthur Schopenhauer
Software Developer
10 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İnsanlar yedi gün yirmi dört saat doğru ve uygun olduğunu düşündükleri yolları terk etmek, el üstünde tuttukları ve kendilerini mutlu ettiğini düşündükleri şeylere sırtını dönmek ve gerçekte olduklarından farklı olmak için çekidüzen verilmeye, eğitilmeye, öğüt almaya, kandırılmaya ve ayartılmaya eğilimlidirler. İnsanlar yaşamlarının geri kalanını rekabetçi girişim ya da girişimci rekabet uğruna kurban etmeye hazır işçilere, sonsuz şekilde çoğaltılabilecek arzu ve isteklerle hareket eden tüketicilere, günümüz "siyaseten doğruculuğu"nun "başka alternatif yok" sürümünü kayıtsız şartsız kabullenen yurttaşlara dönüştürülmeye çalışılıyor; bu da insanları, başka şeylerin yanı sıra, çıkara dayalı olmayan cömertliğe karşı kör olmaya ve kendi egolarını şişirmek için kullanılamaması ihtimaliyle ortak refaha kayıtsız kalmaya teşvik ediyor.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Lasch'in anılmaya değer bir şekilde "psikolojik insanlar" olarak adlandırdığı "yeni narsistler" dünyanın halini yalnızca kişisel sorunlar prizmasından algılar, irdeler ve değer biçer ve bu kişilere "suçluluk duygusundan ziyade endişe musallat olur." Onlar "ruhsal" deneyimlerini tescillerken "gerçekliğin temsili bir örneğine ilişkin nesnel bir açıklama sunmaya çalışmak yerine, başkalarının dikkatini, beğenisini ya da ilgisini kendilerinde toplamak için onları aldatmayı" ve böylece kararsız benlik duygularını desteklemeyi amaçlarlar. Kişisel yaşam, piyasanın kendisi kadar savaş ve stres dolu olur. Ortaya çıkan karışım, "toplumsallığı toplumla mücadeleye vardırır."
Alıntı
Gezegende yerine getireceğimiz bir görev ya da misyona sahip olduğumuzu artık pek de hissetmiyoruz. Görünüşe bakılırsa, korumak zorunda hissettiğimiz hiçbir miras kalmadı, zira bu mirasın bekçileri var artık. Dünyanın yönetilme biçimiyle ilgili kaygının yerini, kendi kendini yönetme kaygısı aldı. Bizi üzen ve kaygılandıran şey bütün sakinleriyle beraber dünyanın hali değil; dünyadaki zorbalıkların, saçmalıkların ve adaletsizliklerin, kaygılı bireyin iç huzurunu ve psikolojik dengesini bozan ruhsal sıkıntılar ve duygusal sarsılmalar şeklinde yeniden dolaşıma girmesinin ürünü olan şeylerdir.
Alıntı
Kant şöyle der: "Mutluluk kavramı o kadar belirsizdir ki, herkes mutluluğu elde etmek istese bile, gerçekten istediği ve arzuladığı şeyin ne olduğunu kesin ve tutarlı bir şekilde asla söyleyemez." Bu yoruma şunu da ekleyebiliriz: Mesele mutluluk olduğunda insan hem kesin hem de tutarlı olamaz. Kişi ne kadar kesin olursa, tutarlı kalma şansı da o kadar azalır. Bu pek de şaşırtıcı değildir, zira mutluluğun alması gereken biçim hakkında net olmak, tercih edilen model üzerinde dikkati ve enerjiyi yoğunlaştırmak ve geriye kalan her şeyi dışarıda ya da gölgede bırakmak anlamına gelir. Öte taraftan, bütün değerleri pahasına peşinden gidilen her model, ölü doğan, başarısızlıkla eonuçlanan yaa da ihmal edilen olasılıkların mezarlığı büyüdükçe, daha şüpheli görünmeye mecburdur. Tatmin, tutarsızlığın, geriye gitmenin ya da yan yollara sapmanın, cezbediciliğiyle, bir paket teklif içinde gelecektir muhtemelen.
Alıntı
Kısa bir zamanda yaşanan ânın tarih olacağı ve yeni vaatler taşıyan, yeni potansiyeller barındıran, yeni bir başlangıcın işareti olan bir başka ânın tam zamanında gelip çatacağından eminseniz, aramayı bırakmanın hiçbir gerekçesi yoktur.
Alıntı