Diyelim ki,
biz öldük, siz kaldınız...
Diyelim ki,
kurudu ormanlar, nehirler,
yuvalarında kuşlar...
Diyelim ki,
Ateş olup küller üfürdünüz memlekete...
Baktınız,
kalmamış yakacak tek bir ağaç,
sönmeyen ocak,
akacak tek damla gözyaşı...
Sonra..?
Geçip ortasına ölümün
düğün mü kuracaksınız..?
Diyelim ki kurdunuz,
külden ağaçlar,
uçmayan kuşlar, ağıtlar,
bu ziftli yaslar sarmışken toprağı
mutlu mu olacaksınız..?
Bize nasip bunca kalp ağrısından,
size tatlı huzurlar kalır mı dersiniz..?
YAZIK..!!!
Davaya ibadet diye diye,
toprağına ihanet edensiniz...
Lakin unutmaz toprak,
bakın göreceksiniz...
Yakan,
Yıkan,
Bozan,