Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·181 syf.··
2021 55. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2021 10:57
Kumarbaz kitabının kendisinden ziyade, meydana geliş hikâyesi ve sonrasında Dostoyevski'nin hayatına olan etkisi daha çok dikkatimi çekti. "25 günde bitirilmiş bir kitap nasıldır ve neden bu kadar kısa sürede yazılmış acaba?" şeklinde bir merak uyandırdı. Bu yüzden kitaptan bahsetmeden önce, kitabın hikayesinden bahsedeceğim: Fyodor Dostoyevski, yayıncısı Stellovski' yle yaptığı sözleşme gereği bir ay içinde bir roman yazmak zorundadır. Aksi takdirde gelecekteki tüm romanlarının telif hakkını elinden kaçıracaktır. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazamaz. Anna Grigoryevna'yı kitabı yazması için yanına alır. Stellovski, Dostoyevski üzerinde oluşturduğu baskıyla bir taraftan Dostoyevski'nin daha sonra evleneceği Anna Grigoryevna ile birbirlerini tanıdıkları bir yolculuğa çıkarır, bir taraftan da edebiyat tarihine ölümsüz bir eser kazandırır. Kitabın içeriğine gelecek olursak; Kumarbaz, Dostoyevski'nin hayatından izler taşıyan, onun kumar tutkusunu romandaki bir karakter üzerinden okuyucuya aktardığı bir eser. Kitabın başlarında Aleksis İvanoviç, kumarla tanışmadan önce öğretmenlik yapan, kendi halinde ve aşık bir adam. Polina adındaki bir kadına onun için her şeyi yapabilecek kadar ve kendini hiç düşünmeden uçurumdan atacağını iddia edecek kadar aşık. Aleksis İvanoviç kumar oynamaya başladığında ise Polina aklına bile gelmiyor. Kazanıyor, kaybediyor, kazanıyor derken bu bataklığa saplanıp kalıyor. Para için değil sadece kumar oynamış olmak için oynuyor. Sonrasında ise duygularını, dostlarını, görevlerini, insanlığını yitirmiş koca bir sıfıra dönüşüyor. Dostoyevski bu kitabında da ,yaptığı psikolojik tahlillerle bizi karakterin duygu dünyasında yolculuğa çıkarıyor. Kumar ve rulet her ne kadar hayatını anlatması bakımından somut görünse de sembolik yanı da var. (En başta
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
8/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2020 298. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2020 13:15
Bakmayın benim bu kadar zamana yayarak okuduğuma, hemen bitirebileceğiniz bir kitap. Araya işler ve stresler girince kaldı işte. Dostoyevski'nin yirmi beş günde kaleme aldığı bu eser kendi hayatından, kumar tutkusundan ortaya çıkmıştır. Bir kere kazanınca hep kazanacağını düşünmek, kaybedince ben daha önce kazanmıştım yine yapabilirim düşüncesi ile kumarbazların hislerini yansıtan bir kitap olmuş. Hiç kumara ilgim olmadı ama bu tutkulu kazanma, elde etme isteği herkesin hayatta bir kere de olsa yaşayabileceği bir istek. İşte bu tutkuyu yansıttığını düşünüyorum. Beğenerek okuduğum bir klasik oldu. Herkese keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
Puan vermedi·181 syf.··
2020 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2020 17:06
Az önce öyle bir kitap okudum ki tarifsiz bir tat bıraktı bende... Yazar Dostoyevski olunca kitabı anlatmaya kelimeleri seçemiyorum:) O kadar güzeldi yani... Dostoyevski bu kitabı 25 günde yazmış ve kendisininde kumar bağımlısı olduğunun göstergesidir bu kitap. Ayrıca bu kitap sayesinde eşi Anna ile tanışmasına vesile olmuştur. Kitabın kendisi bile ayrı bir hikâye... Bir solukta okunabilecek bir kitap ve kesinlikle Dostoyevski okumayı ertelemeyin. Okuyun, okutun:))
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
7/10
·181 syf.··
2020 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2020 22:45
Dostoyevski' nin okuduğum ikinci kitabı. 25 gün gibi kısa bir zaman da yazılmasına rağmen etkileyici bir kitap. Duygu durumunda ve duygu geçişlerinde çok farklılık yok bu da kısa bir zaman da yazılmasından kaynaklanıyor sanırım. Türkçeye güzel çevrilmiş bir kitap. Dili sade ve anlaşılır. İyi okumalar:)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
7/10
·184 syf.··
2020 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2020 11:08
Ara ara yabancı lisanlı cümleler var. Bu açıkçası hoşuma gitmedi. Çok güzel bir kitap değil ancak okunabilir. Ruslar ve fransızlar hakkında bâis bilgiler veriliyor
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
8/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2020 70. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2020 17:51
"Başıma mucizevi denilebilecek hadiseler geldi. En azından ben öyle görüyorum, zira içinde bulunduğum girdap düşünülecek olursa yaşadıklarımın hiç de sıradan şeyler olmadığı kesin." Kahramanımız kumarperest Aleksey üzerinden kendi kumar tutkusunu anlatır Dostoyevski okuyucuya. Aleksey'in deruni bir aşkla bağlı olduğu Polina'sı için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Parayı bulunca Polina'nın her daim yanında olacağı ve insanların onu horgörmesinin biteceği düşünceleri Aleksey'in zihnini yönetir olmuştur. "Bazen en imkansız, en çılgınca görünen fikirler bile kafanıza öyle bir kaznır ki, bir müddet sonra onun mümkün olduğuna inanmaya başlarsınız."düşüncesiyle kumara başlayıp bir müddet kazansa da paralar suyunu çekip paraseverler de birer birer eksilince yine beş parasız ve kimsesiz durumuna döner. Her şeyi kaybetmesine rağmen aklını, kalbini kumara eair etmekten kendini alamaz. Kumar bataklığından kurtulmaya çabalarken kumar girdabından bir türlü çıkış yolu bulamayan kimse haline gelir kahramanımız. "Ya bu sefer kazanırsam." fikri ve cebinde kalan üç beş kuruş ile kendini kumar masasında buluverir. Fyodor Dostoyevski Kumarbaz
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
7/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2025 17:50
Yirmi beş günde ve ticari amaçla yazılmasına rağmen okurken büyük keyif veren bir eser. Kitabın başlarında kurguyu tam olarak oturtamasam da ilerleyen sayfalar okuyucuyu çekmeye başlıyor. Kumara başlama, tutkuya dönüşme ve çaresizlik hisleri... Sonunda ise mahvolan bir hayat.
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
8/10
·181 syf.··
2019 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2019 20:55
Okuması ve hikayesi çok eğlenceli bir klasik. Romandaki öğretmenin zeki, ciddi, oturaklı ama yeri geldiğinde zirzopluğu da bir çocuk gibi uygulayabilecek naiflikte bir karakter olması çok enteresan. Bu özelliklerin tek bir karakterde toplanması fikri bile kendi içinde eğlenceli. Tam bir kumarbaz kafasıyla düşünen ama öğretmen nosyonuna sahip biri. Kitaptan çok zorlanırsa eğer, kumarın, hayatları nasıl harabeye çevirdiğine ve çevirmeye devam edeceğine ilişkin kıssadan hisse de çıkar ama bu, kitaptan alınacaklar listesinde çok sonlarda kalır. Kitap bu mesaj için yazılmamış, eğlenmek için yazılmış. Belki de Dosto’nun kendine dışardan bir göz attığı ve tecrübelerini yansıttığı bir eser diyebiliriz. Yoksa böyle hisli kumar sahneleri nasıl ortaya çıkardı ;)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
9/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Kumar hakkında bir kitap okumak bana hiç cazip gelmemişti ve sırf yazarına olan merakımdan dolayı başlamıştım. Fakat daha ilk sayfalardan itibaren hikaye beni çekti, tıpkı romanın baş kahramani Aleksis İvanovic' in bahsettiği oyuna doymayan kumarbazlarin içine çekildikleri girdap gibi. Çok para kazandığınız halde kumar masasini bırakamayıp, kazanmayı bir bağımlılık, bir yaşam amacı haline getirmenin nasıl bişey olduğunu herhalde Dostoyevskiden başkası daha güzel anlatamaz. Yazarin kendisi de vaktiyle gittiği Avrupa seyahatlerinde kumar oynamis ve ağır kumarbaz olmanın kişi uzerindeki etkilerini deneyimlemis. Nitekim kitabı yazım aşamasında 28 gün gibi kısa bir zaman zarfında hayatları kumar etrafında dönen karakterlerin haleti ruhiyesini ayrintisiyla betimlemiş. Kaderleri ve mutlulukları kumar masalarına ve paranın varlığına dayanan bireylerin elbette ilişkileri de derin, dingin ve sakin olmaktan ziyade tutkulu, yüzeysel ve fırtınalı olur. Aleksei' nin Polina' ya olan tutkusu, General'in Madam Blanche saplantısı, Polina nin karmaşık ilişkileri ve mutluluğu bulamayisi, hepside sağlıklı bir zemine oturmayan, hastalıklı , verimsiz yıpratıcı insan ilişkilerine birer örnek. Dostoyevski her bir karakterin iç dünyasını, huzursuzluklarini, derinlemesine tasvir ediyor. Bununla birlikte akıcı olay örgüsü kitabı elden bırakmadan okumayı mümkün kılıyor. Dostoyevski okumak isteyenlere ve sevenlerine tavsiye edilir. Ben kitabı beğenerek okudum, umarım siz de beğenirsiniz.
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma
9/10
·181 syf.··
2020 46. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2020 00:58
Bizim âşıkların ecnebi hali, aşkın nasıl kumara sevk ettiğini gösterir tablo. Akıcı bir kitap ama sürükleyici değil. Sürekli ismini vermek istemediğim bir kadından bahsedip duruyor. Bir de ruleti iyi öğretiyor.
1000Kitap
KumarbazFyodor Dostoyevski · Venedik Yayınları · 201888,5bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.