Kelimeler efsunludur. Bütün savaşlar ve sevişmeler kelimelerle başlar ve kelimelerle biter. Divan edebiyatı şairleri gönül kelimesinin yerine Farsça aynı manaya gelen “dil” kelimesini kullanırlardı. Yani; dil gönlün eşdeğeridir. Yani dili konuşturan gönüldür. Gönlün, dilindedir.
"Yol yordam bilmek" demek, hem "yolu" hem de "yürümeyi" bilmek demektir. "Yordam" sözünün kökü olan "yorı-/yöri-" fiili "yürümek" anlamındadır.
Fazla veya hızlı "yürümenin" sonunda neden "yorgun" kelimesini tercih ettiğimiz şimdi daha iyi anlaşılıyor.
"Gamzedeyim deva bulmam." dizelerindeki "gamzedeyim" bölümünü [gamze+de] şeklinde anlayan çoktur. Ne var ki o bölüm aslında [gam+zede] şeklindedir.
Afetzede, depremzede kelimelerindeki gibi...
Zede, Farsça “vurulan, uğrayan” demek.