Hayata bakışımızı, sürekli iyi hissetmemiz gerekiyormuş gibi bir
varsayıma dayandırmazsak, yalnızca iyi hissetmek yerine tüm bir duygular paletini yaşamaya hazır olabiliriz. Bu geniş bakış açısına ulaşabilmenin önündeki temel engellerden biri de sürekli mutlu olmamız gerektiğine dair bir yanılgının varlığıdır. Sanki mutlu değilsek bizde bir sorun varmış gibi bir algı mevcut günümüzde.
Sınırları koruyabilmek ruh sağlığı için
vazgeçilmez önemdedir, vaktinden evvel
hayatın ağır yüklerini omuzlamayalım ki
sonra o yüklerin altında ezilmeyelim. Her
şey zamanını beklemeli, yetişkinlik de usul usul gelmeli, hayatın her bir dönemini içimize sindirerek.