İş insanı temizliyor, güzelleştiriyor,kendisi yapıyor, etrafıyla arasında bir yığın münasebet kuruyordu. Fakat iş aynı zamanda insanı zaptediyordu. Ne kadar abes ve manasız olursa olsun bir işin mesuliyetini alan ve benimseyen adam ister istemez onun dairesinden çıkmıyor, onun mahpusu oluyordu. İnsan kaderinin ve tarihin büyük sırrı burada idi.
Bütün büyük adamların maiyetlerindeki çalışanlara daima elbiselerini ve öteberilerini vermeleri bu yüzdendir.Roma imparatorları, krallar büyük diktatörler hep kendileri gibi düşünsünler diye eşyalarını dostlarına hediye ederlerdi. Hatta Osmanlı hükümdarlarının,vezirlerinin kürk ve kaftan ihsan etmeleri de bu yüzden olsa gerek. Siz farkında olmadan tarihin büyük sırrını bir çeşit psikolojik mekanizmayı keşfettiniz!
Aynı benim o apartman aralığında "Neşe Hanım" diyerek onu kendime yabancılaştırdığım gibi beni kendisine yabancılaştırarak hüküm cümlesini Taç Mahal'in kubbesine görünmez iplerle asıveriyor:
- Ben Taç Mahal'i çok beğenmiştim. Umarım siz de beğenirsiniz Vali Bey...
Sayfa 164 - Taç Mahale giden gitmeyeni arayacaktı... Güzel şeyler söyleyecekti arayan da aranan da...