Barış güvercini Hacı Bektaş yolcuları
Sevgi denizi Yunus dostları
Dilindiler birer birer yeryüzünden
Baba İshaklar-Şahkulular
Bedrettinler-Börklüceler
Torlak Kemaller-Piri Mehmetler
Ve daha niceler-niceler
Bir saray saltanatına kurban edildiler
Onlar ki sevginin inançlı sesiydiler
Ve zamanın sonsuz topraklarında
Nehirleşen bitimsiz birer şiirdiler
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şarkılar yazıldı kul olduğun topraklarda
Yemen'in kahveleri
Balkan'ın güzelleri dizildi sıra sıra
Çil çil altınlar taşındı Afrika'dan
Ve Makedonya'dan altın sarısı buğdaylar
Bir saray saltanatına çerez oldular
Bir saz kırıla kırıla çalınır Sivas'ta
Bir isyan türkü türkü rüzgâra işlenir
Bir şair asılır sabaha karşı
Şah diye diye mucizeler işlenir
Kırılan saz susar
Taşlanan şair ölür
Bir gül kana bulanır koynunda
Bir yanında ihanet vardır
Hazarmard'dan ve İdris-i Bitlisi'den kalma
Ki Kawa'dan ve Şaddat'tan alınma
Ne Ali vardır yanında-ki o yüce sultan
Ne Düldül ne şah
Ne de yolunda baş koyulan allah
Yalnızca bir sestir o günden bize düşen
"Hızır paşa bizi berdar etmeden
Yıkılın kaleler şaha gidelim"
Ey koca şair yıkılmadı işte kaleler
Sesinde türküler açıldı-yüreğinde güller
O çocuk saflığındaki sonsuz direncin
Bilsen hâlâ ne bitmeyen kavgaları söyle
Ya o başı bulutlarda reisler ve şahlar
Bazen geceden-bazen gündüzden yana
Rüzgârda toz diliyle savrulup durdular
Nehir kıyılarında susuzluğu
Gördükleri her düşü ya bir şeyhe
Ya da yaşam yorgunu bir pîr'e yordular
Gök gürültüsü bile çıldırırken sesleeindw
Onlar kayalıklara yağan dolu diliyle
Parçalanıp dağıldılar-parçalanıp dağıldılar
Ve tarihi yazan şiir sözlü insanlar
Tarihin en çığlıklaşan yerinde
Onları "yanlış" diye bir kenara attılar
Bağdat'ta derisi yüzüldü bir şairin
Tebriz'de başı kesildi bir diğerinin
Sivas illerinde hâlâ Pir Sultan ağlar
Ah o destan destan ölümsüzleşen canlar
Kim vermişti onlara güzelliklerini
Zekeriya sevişmeli bir gece Meryem mi
Aylı ve çok Ayşeli bir gece Muhammet mi
Ali mi- Hasan mı- Hüseyin mi yoksa
Hani nerde Ahbazlar-Suburlar-Cafarlar
Binlerce yıl sonraki mazlumlar nerede
Ellerin loynunda kalmış senin
Başın suları ölüm akan bir derede
Ey nevruz çiçeklerince çoğalan ülke
Filizkıran fırtınalarıyla dağılan ülke
Bir ayanı karanlıkta mum gibi
Karanlık yırtılsın diye yakan ülke
Reisler ve iahlar komutasında
Işık adına kendi güneşini karatan ülke