Örneğin, TKF’nin yayın organı olan Aydınlık’ta, Komünist Partisini yabancı kapitalizme karşı millî kapitalizmin gelişmesini desteklemeye çağıran bazı makaleler çıktı.
Aydınlık dergisinin Ekim 1923 sayısında Şefik Hüsnü, Meclis hükûmeti sisteminden Avrupa demokrasilerine benzer güçler ayrılığı ilkesine dayalı bir yönetim şekline geçilmek istenmesini sert bir dille eleştirir. Hatta meclis hükûmeti sisteminin değiştirilerek meclisten ayrı bir yürütme kuvveti tesis edilmesini “vatana ihanet” olarak nitelendirir. Buna göre, yasama ve yürütme yetkilerini halkın seçtiği yetkileri Millet Meclisi’nde toplayan mevcut durum Meclis’in devrimci ve halkçı niteliğinin de göstergesidir. Ayrı bir yürütme erkinin tesis edilmesi, halkı devlet yönetiminden uzaklaştıracak bir uygulama olacaktır.
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı, aynı zamanda bir hükûmet değişikliği ile gerçekleşmiştir ve bu değişiklik Cumhuriyet’in ilanının yanında daha az tartışılan bir konu olarak kalmıştır
zaferden sonra ülkede üç siyasi akım mevcuttu: Siyasi devrimi yapmakta olanlar yani Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekiler, Osmanlı hanedanının ve eski sistemin geri gelmesini savunan gericiler ve toplumsal devrim yapmayı amaçlayan sosyalistler. Bunlardan ilki ve sonuncusu ikincilere karşı birlikte mücadele etmeliydi.