Çocukken öğrendiğimiz üzere bir ayağımız diğerini izler . Ama ilk basamakların sevinci sonra yitiverir. Büyürken anne babamızın, abi ablalarımızın, bağlandığımız kişilerin tutturduğu yola göre şekillendik. Bacaklarımız da artık edindiğimiz alışkanlıklara göre ilerliyor. Bacaklarımızdaki hareketin kendi hareketimiz olduğunu sanarak yürüyoruz ama aslında öyle değil, ayak uydurduğumuz küçük bir kalabalıkla birlikte atıyoruz adımlarımızı, bacaklarımızın emin ilerlemesinin tek nedeni gelenekçi oluşumuz. Ya en başlardaki sevinci bulur, adımlarımızı değiştiririz ya da en kasvetli normalliğe mahkum oluruz.