Alacakaranlığın hemen öncesindeki o derin dinginliği bilirsiniz .Ağaçlardaki esinti bile durur.Benim için akşam sakinliğinde her zaman bir beklenti havası vardır.
İnsan,insan kardeşlerinin sırtından geçinerek rahat rahat yaşamanın ve safa sürmenin tadını çıkarmış, gereksinimini kendine şiar ve bahane edinmiş zamanı gelince de o gereksinim kendi başına dert olmuş.
...en sonunda, yerin üstünde zevk ,rahatlık ve güzellik peşinde koşan Varsıllar’ı,yerin altında da Yoksullar’ı,durmadan yaptıkları işin koşullarına uyarlanan İşçiler’i bulacaksınız.