️"Bülbül "kitabını daha çok sevmiştim.️
Geçen ay okumuş olduğum "Bülbül"kitabı beni öyle derinden sarstı ki favori kitaplarımın arasında yerini almış,yazarın diğer kitaplarını içimde okuma hevesi uyandırmıştı.
Aynı heyecanı,aynı duygusallığı bu kitabında da beklerken maalesef ilk 200 sayfasına kadar aşırı ve gereksiz betimlemeleri,yazarın konudan sapma hali beni ağreb eyledi.”Nasıl bitireceğim bu kitabı?”Sorusunu defalarca kendime sormuş olabilirim.Neyseki konular öyle bir noktada bir biriyle ilişkilendi ki bana derin bir nefes aldırdı ve ortaya Sovyetler, Almanya,2.Dünya Savaşı'n da en ağır kayıpları verdiği ve uzun süreli ,en yıkıcı Leningard kuşatması dahil olunca birden beni kendine bağladı-
sayfaları ardı arkasına çevirerek okumaya başladım.
Bu kitabı daha önce aranızda okuyan var mı? Bilmiyorum ama bana göre aile bağından çok Savaşın insanlık üzerinde oluşturduğu ağır darbenin ana teması
olduğunu düşünmekteyim. Sefalet,endişe,hastalık,sevdiklerinin kaybı ve her şeyden önemlisi bunlar olduğunda yaşanan ÇA-RE-SİZ-LİK duygusu müthiş bir şekilde okuyucusuna aktarılmakta.Öyle ki, sıkıldım dediğim kitabın son sayfalarında göz yaşı dökmemek imkansız bir hal aldı. Okuyucularına kitabın yarısına kadar çok bir şey beklemeyin fakat diğer yarısı için mutlaka yanınızda bir mendil bulundurun önerisinde bulunmak isterim.