Bitirdiğinizde bir yumakta mutluluk bulacağınız, yaşama sıkı sıkı bağlanmak isteyeceğiniz bir kitap. Okuyalı çok olmuştu denk geldim şimdi bir alıntıda. İnsanın bazen bu tür kitaplara ihtiyacı olabiliyor bunca kötü şeyin içinde. Bu kitap da onlardan biri. Kısa zamanda tekrar okumak istiyorum
Doğduğumuz andan itibaren hepimize birer yumak iplik veriliyor; bundan mutluluğun desenlerini örmek ise bizim elimizde...
Bu kitapla keyifli bir mola verip, hayatın karmaşasından uzaklaşacaksınız...
Yazar bu kitapta farklı yaşta,farklı yaşantıda olan birkaç kadın üzerinden kadın olmanın ne kadar elem verici ve zor olduğunu ama her zorluğa rağmen bir kadının asla pes etmeyeceğini her zaman dirayetli ve güçlü bir varlık olduğunu anlatır.
Hepimiz bu dünyaya,hayatımızı en iyi şekilde yaşamak için geliyoruz ve inanın bana,hayat saklanarak,umutsuzlukluklarla,pişmanlıklarla harcanamayacak kadar kısa.
Doğduğumuz andan itibaren hepimize birer yumak iplik veriliyor;bundan mutluluğun desenlerini örmek ise bizim elimizde.
Okurken içinizin ısınacağı birbirinden farklı 4kadının örgü kursunda tanışıp birbirlerinin umutlarına,hayat kırıklıklarına,sevinçlerine,sorunlarına,birbirlerine desteğine içinizden biri gibi ortak olacaksınız.
Vakit geçirmek için okunabilecek kitaplardan. Çok fazla edebi değeri olmayan, birbirinden farklı 4 kişinin bir mahallede kesişen hayatlarını ve yaşadıkları değişimleri anlatan samimi bir kitap. Ancak içerisinde çok fazla klişe barındırıyor.
Bu kitapta da serinin ilk kitabındaki gibi kursa yeni gelen 3 farklı kişinin hayatlarını, sevinçlerini, üzüntülerini, umutlarını, hayal kırıklıklarını yaşıyoruz. Açıkçası ben ilk kitabı daha çok sevmiştim ve bu kitabı biraz zorlama gibi hissettim. Kitaptaki karakterleriyle yine bir oluyorsunuz hepsi arkadaşınız gibi oluyor. Eğer okumayı düşunüyorsanız ilk önce "Küçük Mucizeler Dükkanı" kitabını okumanızı tavsiye ederim bu kitap onun devamı şeklinde ama okumazsanızda çok bi eksiklik hissetmezsiniz ama açıkçası ben onu daha çok sevdiğim için ilk onu okumanızı tavsiye ederim.
Sıkı bir polisiye sever olmamın yanı sıra bir örgü sevdalısıyım ve bu seride anlatılanların bir tuhafiye dükkanının etrafında dönmesi benim için çok sürükleyici. Çoğu kişinin bu serideki kitapların yeşilçam/türk filmi kıvamında olduğunu söylerek eleştirdiğini biliyorum ama Bir serinin kitaplarının mutlu sonla bitmesinin kime ne zararı olabilir ki..
Geçmişte yaşadıklarım bana şunu öğretti: Hepimiz bu dünyaya, hayatımızı en iyi şekilde yaşamak için geliyoruz ve inanın bana, hayat saklanarak, umutsuzluklarla, pişmanlıklarla harcanamayacak kadar kısa. Dertler ve sıkıntılarla boğuşurken her gün, bir öncekinin aynısı gibi görünmeye başlıyor. Oysaki her yeni gün kendi mucizelerini de beraberinde getiriyor. Hem de en beklenmedik anlarda...
Doğduğumuz andan itibaren hepimize birer yumak iplik veriliyor; bundan mutluluğun desenlerini örmek ise bizim elimizde…
Bu kitapla keyifli bir mola verip, hayatın karmaşasından uzaklaşacaksınız...
Severek okuduğum bir kitap daha
Sıkılmadan okuduğum ve içimi ısıtan bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Hoşuma gitmeyen tek şey birden fazla karakterin anlatımına sahip olmasıydı ama yine de rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap. Sizi yaşantınızdaki olumsuzluklardan çekip çıkaracağını düşünüyorum.
Birbirinden tamamen farklı kadınların, örgü kursunda tanışıp, birbirlerine nasıl destek olduklarına, sorunlarının altından nasıl kalktıklarına şahit olacağınız bir kitap. Okurken içiniz ısınacak.
Bir Yumak Mutluluk|Kitap Yorumu
İlk okuduğum Macomber kitabı oldu ve aşırı tatlı bir kitap.Uzun süredir böyle akıcı ve olumlu bir kitap okumamıştımDört ayrı kadının,dört ayrı yaşamın ve yaşların aynı masaya farklı hikayelerle ve belki de sorunlarla oturması ve bunların gidişatı sayfaları hızlı hızlı çevirmeme ve kitabı sevmeme neden oldu
Dediğim gibi,kitapta dört ayrı ana karekter var.Kitap,bu karakterlerin ve yaşamlarındaki yardımcı karakterlerin olaylarını özellikle düşüncelerini bölümlere ayırmış ve Macomber gerçekten yaş farketmeksizin tüm karakterleri,yaşlarına uygun bir şekilde analiz etmiş..Aşırı akıcı bir kitaptı.Kitaba gece başlamıştım ve normalde ne olursa olsun kitabı yarıda bırakıp uyuyan ben,kitabı devam ettirmek için geceledim.Sevmediğim tek yönü ortaya yakın,sonlara doğru Lydia ve erkek arkadaşı arasında geçen anlamsız diyalog ya da olaydı.
Özellikle karantinada,kitap okumaya başlamak için ya da serileştirmek için olunabilecek çerezlik ve sevimli bir kitaptı.Altını çizdiğim inanın hiçbir yer yoktu ama geniş bir pencereden bakarak çizmeme sebebim beğenmemekten ziyade,genele bakarak beğenmemden dolayıydı4.5/5
Amerikalı aşk romanları ve çağdaş kadın kurgu yazarıdır. 6 romanı TV filmine, Cedar Cove roman serisi ise yine aynı adlı bir televizyon dizisine uyarlandı.
Disleksik olan Macomber sadece lise mezunudur. İlk yazıları kiralık bir daktiloda evinin mutfağında yazdı. Bir taraftan beş çocuğunu büyütürken yazar olmaya karar verdi. Yazdıklarını yayıncılar defalarca reddetti en sonunda serbest zamanlı bir magazin işi buldu.
Katıldığı bir yazar konferansında yazdığı yazılarından biri Harlequin Enterprises'ın bir editörü tarafından toplum önünde eleştirilmek üzere seçildi. Editör romanını yırttı ve ona da fırlatıp atmasını tavsiye etti. Macomber ilk fırsatta Heartsong adlı aynı romanı Harlequin'in rakibi Silhouette Books'a gönderdi. Silhouette romanı olan kitabı satın aldı ve bu kitabı Publishers Weekly tarafından incelenen ilk aşk romanı oldu.
Starlight, şimdi Harlequin'e ait olan Silhouette Special Edition romantizm serisinin bir parçası olarak yayınlanan romanlarından ilkiydi. Macomber, Silhouette ve daha sonra da Harlequin için aşk romanları yazmaya devam etti. 1988'de Harlequin, Macomber'dan Donanma serisi olarak bilinen bir dizi birbirine bağlı hikaye yazmasını istedi. Çok geçmeden, yılda iki veya üç roman yazmaya başladı. 1994 yılına gelindiğinde, Macomber tek başlıklı romanlar yayınlamaya başladı. İlk ciltli kapağı 2001 yılında piyasaya çıktı.
2002 yılında Macomber, daha çok kadınlara ve onların arkadaşlıklarına odaklanan kitaplar yazmak istediğini fark etti. Thursdays at Eight, geleneksel aşk romanından çağdaş kadın kurgusuna ilk çıkışıydı.
Macomber'in romanları hikayenin mesajını iletmeye odaklanır ve ayrıntılı betimleyici pasajlar içermez. Kadın kahramanları iyimser olma eğilimindedir ve "hikayeler, okuyucuda bir umut duygusu ve mutlu bir beklenti bırakacak şekilde çözülür." Macomber, Hristiyan inançları nedeniyle kitaplarında cinsellik içeren ayrıntılara yer vermese de, şehvet barındırır.
Kitapları dünya çapında 170 milyon kopyadan fazla satmıştır.