“İçimde bir sessizlik vardı… kimsenin duymadığı, anlatamadığım bir sessizlik. O sessizliğin içinde onun sesi çınlıyordu hâlâ. Zaman geçmişti, insanlar değişmişti, şehir başka bir şehir olmuştu ama içimdeki o eksiklik değişmemişti. Bir insanı özlemekten çok, onunla yaşanabilecek hayatı özlüyordum. Onunla susacağım bir sabahı, birlikte bakacağımız bir pencereden süzülen ışığı… Geçmiş, bazen bir yük olmaktan çok, nefes almanın tek yolu oluyordu. Ve ben her nefeste ona biraz daha dönüyordum.”
Kılıç Yarası Gibi