Aklıma gelmiyor cümleler ve hepsi çokça anlamlı cümleler. Bana öyle geliyor ki düşünememekten kaynaklı aklıma gelmiyor hiçbiri.
Her satır bir yıldız tozu. Yalnızca bir zerresi... Her toz zerresi bir saniyenin belki binde biri.
Nietzsche’nin dediği gibi, “ancak bir bütün kendini daha üstün bir bütüne tabi kılmak istediğinde ortaya çıkar; bilinç, bizim uzantısı olabileceğimiz varlığa bağlı olarak doğar, bizi bu varlığa dahil eden araçtır.”
Sadece iletiler yetmez. Anlam her zaman apaçık şekilde karşımızda değildir. Bu yüzden okuduklarıma dair kitap alıntılarını yorumlamayı doğru buluyorum.
Bu kitap, evet yalnızca bu kitap sırf buraya yazılmak için hızlıca okuyup geçilecek bir kitap değil. İlk 300 sayfasını bitirip asıl konunun gerçekten de bu olmadığını ve konunun aslının bahsi geçen ikinci kitapta yer aldığını anlamak demek, bu kitabı iki kez okumayı gerektirir.
Kitabı gerek ders aralarında gerekse sırt çantamda gezdiriyorum. Evet, belki komik gelecek ancak bu kitap için şunu söyleyebilirim, tıpkı bizim gibi yaşayan bir canlıdır. Biz bu canlının hayat hikayesine ve tecrübelerine tanık olacağız. Elimden gelse 1000 sayfasını da zihnimin en ücra köşelerine taşımak isterdim. Örneğin 300.sayfa 17.satır gibi... Kelimeleri ise bir süre sonra sizinle beraber konuşmaya başlıyor. Kitabın sesi sizin iç sesiniz olarak vücut buluyor. Şimdi, başlayalım. Karamazov Kardeşler