Az sonra,yelkovan akrebin sırtına vuruşunu yaptığı sırada,benimle aynı pozisyonu alarak dudaklarını dudaklarıma bastırdı.O an kendimi buralardan çok uzaklarda hissettim.Ampulü geçen bir odada,mumun gölgemi büyüttüğü duvar dibinde,bir adamın kızına anlattığı masalı dinledim.Adam,bir adam var,dedi,sonra bir de kadın var,dedi.Adamın dudakları paslıymış,kadının dudakları içinde öldürdüğü küçüklüğünün cesedinden sızan kanı akıtıyormuş.Bir adam bir kadını ve bir kadın bir adamı ne kadar kirletirse o kadar kirletiyorlarmış birbirlerini.
Lakin bu,ne kadının ne de adamın
umurundaymış.