Cemil Meriç'in ilk okuduğum kitabı ve okumakta çok geç kaldığımı farkettim.
Yazar kendi hayatından bahserek başladığı kitaba daha sonra tanzimat dönemi sonrası edebiyatımız, batılılaşma süreci, sağ-sol düşüncesine değinerek(kendisi aynı zamanda ne sağ ne sol tarafta olduğunu söylüyor), dünya edebiyatına da yer veriyor.
Tanzimat dönemi sonrası batılılaşma süreci ve avrupadan geri kalmamak adına mecburiyetle avrupalılaşma sürecine giren bir ülke ve "Doğu'dan kopmayan Batı, yozlaşmayan iman" düşüncesine özellikle vurgu yapılıyor.
Düşüncenin her korkudan azad olduğu bir ülke
Bir ülke ki insanları dimdik
Dünya duvarlarla bölünmemiş
Kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır
Emek kemale uzatır kollarını
Aklın ırmağı, alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş
Ne olurdu Tanrım? Benim yurdum da böyle bir ülke olsa!