Karşılaştıkları durumlar karşısında kendilerini çaresiz, güçsüz hisseden insanlar, henüz olmamış olanları olmadan önce öngörme arzusuna sahip oluyorlar. Çünkü baş edemeyeceklerini, çaresiz kalacaklarını, güçsüzlüklerini görmek istemiyorlar. Bu güçsüzlüğün telafisi, öngörmek üzerinden yapılmaya çalışılıyor.
""Takma kafana, boş ver gitsin, silkelen, kendine gel, Sen mükemmelsin, kimse seni yıkamaz. "
Bunlar çoğu zaman yorucu ve itici gelebiliyor anlaşılmaya ihtiyacı olan insana. Bunları duymak istemiyor ki, Sadece anlatmak istiyor. Birinin bir şeyi sadece anlatmak için anlatıyor olabileceğini kabul etmiyoruz.