Şefkatli Zeynep, yazı yazmamayı her seçişimde, Çaresiz Zeynep'in rezil olma, başaramama korkularının, Başdenetmen'in gelecek kaygılarının kısa bir süreliğine dindiğinin farkında.
Yazı yazmama davranışımın belki de daha kısa vadeli ama davranışımı tekrarlamam konusunda daha etkili başka sonuçları da var. Kendime, "Yarın yaparım," dediğimde kısacık bir an sessizlik oluyor. Bir an için bile olsa rahatlıyorum. Yazı yazmama davranışını, içimdeki gerginlikten kurtulmanın verdiği rahatlama takip ediyor. Uzun vadede ertelediğim için kendimi kötü hissetsem de kısa vadede anlık bir rahatlama yaşıyorum. Ve bu anlık rahatlama yazı yazmama davranışımı ileride de tekrar etmem için bir zemin hazırlıyor.
Tıpkı çaresiz yanımızın korktuğu gibi zihnimizin içindeki eleştirel ses de korkuyor. Bizim hata yapmamızdan, başarısız olmamızdan, acı çekmemizden korkuyor.
Şefkatli Zeynep, kanepede oturmuş televizyon izlerken yanıma geliyor. "Biliyorum şu an korkuyorsun. Güzel bir iş çıkarmak istediğini biliyorum. Eğer yaptığın şeye bunca değer vermeseydin bu denli zor gelmezdi. Gel, bi' 20 dakika yazalım, sonra televizyon izlersin yine istersen. Korkuyu da yanımıza alıp bir adım atalım" diyor.
"Seni seviyorum ve artık acı çekmeni istemiyorum. Bu yüzden sana yardım etmek için buradayım."