- Dedesinin toprağını çoraklaştıran, ağacını kesen, çiçeğini solduran, denizini kirleten, gölünü kurutan, dilini çürüten, bağını bozan, bostanını satan, şehrini yıkan, hatırasını kirleten, yanlışını sahiplenip doğrusunu ele güne peşkeş çeken, mirasını har vurup harman savuran cahil bir toplumdur.
- Bugün kullandığı ana dilinde bile okuduğunu anlamama konusunda harikalar yaratan bir toplumdur.
- Kendisine öğretilmediğini düşündüğü dili iki günde öğrenebileceğini bilmeyen, bilse de işine gelmeyen, işine gelse de bunu ideolojik tezgahında satışa çıkaran toplumdur.
- Düşünmeye ne gönlü, ne yeteneği varken kendi düşüncesizliğini dilsizliğine yükleyerek kurnazlık yapan, masumiyeti kendi inhisarına alırken suçu hep başkalarına atan toplumdur.
- Dedesini tanımayan, tanıyabilecek aklı olmayan, tanımaya da hiç niyeti olmayan bir toplumdur.
- Kendi parazit yaşamı için ölümü kutsayan toplumdur.
- Kendi cehaletini kutsamak için akla iftira atan toplumdur.
- Kendi sefahati için gayreti düşman belleyen toplumdur.
- Yaşayan ve değer sahibi olan hiç kimseyi sevmemeye, anlamamaya ant içmiş ama ölünün arkasından histerik bir biçimde ağıt yakarken değerli olan ne varsa hıncını, öfkesini kusmaya meftun bir toplumdur.
- "Elin gavurunun" kuramlarını, tekniklerini, şehirlerini, markalarını, şöhretlerini ve hatta "orospu"larını öğrenmek konusunda dünya çapında bir başarı gösterirken dedesinin hala yaşayan ve üreten dilini görmezden gelen, ölü muamelesi yaparak mirasına konmaya çalışan toplumdur.
- Dedesinin muhayyel mezarı başında, tarihin ve coğrafyanın dışında bir karanlıkta, kendi aptallığı ve donukluğunda direnerek bir hınç kültürü yaratan ve bunun birbirine benzeyen ucuz ürünlerini satarak geçimini sağlamaya çalışan bir toplumdur.
- Yani ne dedesinin torunudur, ne de bir