Balamir

Balamir
@Der_saadet
'Pir Sultan'ım bu ne demek Hiç cahile çekme emek Hazır pişmiş nân u nemek Yedirenin demine Hû'
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
'Ahâli ittihâd etse belâ gelmez hükûmetten' youtu.be/tV08u_tN_Ro
Lâfa gümüş, sükûta altın kıymeti veren atalar sözünü düzeltmemiz lâzım geliyor: Bazı sükûtlar ve lâflar teneke değerinde bile değil!
Sayfa 278
Geçmişseverlik mi?
Selim İleri Goethe'ye sorarsanız, önem açısından şiirle dirimi birbirinden ayırmaz. Virginia Woolf, Shakespeare tek dize yazmamış olsaydı da yaşam sürüp gidecekti derken, dolaylı yoldan tıpatıp aynı şeyi söyler. Besbelli edebiyat toplumların kültürlerini ayakta tutan olanaklardan biri. Hattâ edebiyatın bu konuda öteki olanaklara oranla daha ağırlıklı bir yeri var. Kültür mirasının yeni kuşaklara devredilmesinde en güçlü rolü o oynuyor. Cevdet Kudret, büyük töre romancımız Hüseyin Rahmi'nin toplu eserini irdelerken şu saptayıma ihtiyaç duymuştur: "Büyük konak ve yalılarda yaşayan insanlardan en kenar mahallerde yaşayan yoksul halka kadar, paşası, efendisi, hanımı, küçükbeyi, gelini, kaynanası, mürebbiyesi, metresi, züppesi, zamparası, delisi, doktoru, hacısı hocası emeklisi, küçük memuru, aşçısı, hizmetçisi, yanaşması, evlâtlığı, üfürükçüsü, büyücüsü, tulumbacısı, dilencisi vb ile eski İstanbul'un her katından insanları onun eserlerinde kendi çevreleri, kılıkları görenek ve gelenekleri, düşünceleri, inançları, dilleir ve her türlü özellikleriyle yaşamakta; yarım yüzyıl önceki İstanbul'un atlı tramvayları, Kağıthane alemleri, Ramazan gecelerinde Şehzadebaşı gezmeleri, mahalle baskınları, ölü gömme törenleri, kenar mahalle kadınlarının konuşmaları vb bütün ayrıntılarıyla yazıya geçirilmiş bulunmaktadır." Burada "yazıya geçirilen" doğrudan doğruya bütün bir kentin, payitahtın kültürüdür. Mürebbiyeler, küçükbeyler, yanaşmalar, tulumbacılar bugünkü yaşamımızdan el ayak çektiler. Romancının kişisel çabası, dile getirmekteki tercihi söz konusu olmasaydı, yitip gitmiş bu kimlikler üzerine ancak sığ bilgiler edinecektik. Oysa kültür mirasını ayakta tutan kuru tarih değil, etlenip kanlanmış, canlı ayrıntı. Ahmet Rasim çocukluğunun, gençliğinin, orta yaşlılığının İstanbul'unu günü
Selim İleri Şemsettin Sami'nin sözlüğünde 'mesire'nin karşılığı gezinti yeri, gezilecek, gezilmeye değer yerdir. İstanbul'un semtleri arasında eski adlarını korumakla birlikte çehresi öylesinde değişmiş gezinti yerleri vardır ki, adların anlamını çözemezsiniz. Kurumuş dereler, bataklıklar, odun depoları, apartıman yığınları, gecekondu mahalleleri, çorak alanlar Fulya Tarlası, Akar Çeşme, Bülbül Deresi, Gelincik, Bahariye, Kazlıçeşme, Salıkmsöğüt gibi adlarıyla hazin bir şakayı çağırıştırıyor.