Derda

Puan vermedi·484 syf.··
2026 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 22:15
İnsanlığın İlk Mezhebi: Şiddetsizlik ​Bugün sizi insanlık tarihinin en başına, o ilk büyük yol ayrımına götürmek istiyorum. Cevdet Said’in "Adem’in Oğlu Habil Gibi Ol" kitabıyla... ​Çoğumuz tarihi savaşlar ve fetihler üzerinden okuruz ama Said bize bambaşka bir pencere açıyor: İnsanlığın ilk mezhebi şiddetsizliktir. ​Hatırlayın; "Seni öldüreceğim" diyen Kabil’in o karanlık öfkesine karşı Habil’in verdiği o devrimci cevap şuydu: ​"Andolsun ki sen, beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim." (Maide, 28) ​Peki, ne oldu da biz bu ilk öğüdü, bu fıtri duruşu unuttuk? Ne zaman dünyayı şiddete gark edip kaba kuvveti tek çözüm sanmaya başladık? Yazar, tarih kavramı üzerinde de ısrarla duruyor. Ona göre tarih, sadece tozlu raflarda kalan hikayeler değildir. Tarihin de tıpkı fizik gibi, kimya gibi değişmez yasaları vardır. Size anlatılan tarih yalan söylüyor, gerçekleri çarpıtıyor olabilir. Ama sonuçlar yalan söylemez. Bir toplumun içine düştüğü hali, yaşadığı yıkımları ve ulaştığı sonu izleyin. O zaman yasayı göreceksiniz. Allah bizi tam da bu noktada yeryüzünü bir laboratuvar gibi kullanmaya çağırıyor: ​"De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin akıbetinin nasıl olduğuna bir bakın!" (Rum, 42) Modern İslam düşüncesinin en berrak zihinlerinden biri olan Cevdet Said (1933-2022), bu eseriyle aslında bize bir ayna tutuyor. Kaba kuvvetin bittiği yerde aklın ve imanın başladığını savunuyor. Ona göre güç, hakikati mağlup edemez; sadece geciktirir. ​Eğer toplumlar kendi iç dünyalarını, zihniyetlerini ve ahlaklarını değiştirmezlerse, dışarıdaki hiçbir güç onları ayağa kaldıramaz. Sünnetullah (sosyal yasalar) budur. ​Sonuç olarak; Habil olmak bir acizlik değil, en büyük irade savaşıdır. Elindeki taşı yere bırakıp hakikatin
Ademin Oğlu Habil Gibi OlCevdet Said · Pınar Yayınları · 201523 okunma
Reklam
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:56
Bu harika kitap sadece bir tarih kitabı değil; beni adeta geçmişin bir rüyasına sürükleyen, farklı zamanların izlerini bugüne taşıyan bir yolculuktu. Endülüs şehirlerinin sokaklarında dolaşırken, İbni Haldun’un toplumsal aklını, İbn-i Rüşd’ün sorgulayan düşüncesini, İbn-i Meymun’un insanı merkeze alan bilgelik arayışını takip etmek, metni sözlü bir ritüele dönüştürdü. Bayıldım. Endülüs’ün parlak çağında üç semavi dinin mensuplarının birbirine karıştığı bu coğrafya — hangi kaynakta okursam okuyayım — bir tür kültürel buluşma alanı gibi görünüyor: Müslüman, Hristiyan ve Yahudi toplumlarının birlikte yaşadığı, öğrendiği, öğrendiklerini paylaştığı bir dönem… Bu alışveriş sadece bilgi değil; şiir, mimari, tıp, felsefe ve günlük yaşam kültürü üzerine ortak bir miras bırakmış. Kitapta bu büyük mozaiğin sona erişine tanıklık ederken — özellikle Don Kişot’a yapılan göndermede — Cide Hamete Benengeli’nin metaforik kurgusu üzerinden İberya’daki bu unutulmuş birlikteliğin hatıralarını nasıl edebiyata taşıdığını görmek beni derinden etkiledi. Cervantes’in bu karakteri, Endülüs’ün farklı seslerini hafızamızda tutmak için küçük ama güçlü bir hatırlatma gibi. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki tarih yalnızca geçmişin kayıtları değil; zamanlar, inançlar ve kültürler arasında kurulmuş hayali köprülerdir. Endülüs rüyası, belki de bugün hâlâ mümkün olabileceğine inandığımız bir beraberlik tahayyülünü besliyor. Orada, farklı fikirlerin ve insanların bir arada var olabildiğini görmek; umut, merak ve daha iyi bir gelecek arayışına dair sessiz ama güçlü bir çağrı.Şiddetle tavsiyemdir.
Dünyanın İncisi EndülüsMaria Rosa Menocal · Ketebe Yayınları · 2020164 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın yazarı İsveçli bir tarihçi, oryantalist, Anglikan din adamı ve akademisyen. Yani anlatılanlar, bugün “bazılarımızın” pek sevdiği Avrupalı’nın gözünden. Ne ilginçtir ki kendinden daha “iyi” görünene özenme hâli yalnızca bugüne özgü değil. Bundan bin yıl önce İspanya’da gençler, medeniyette çığır açmış Endülüslü Müslümanlar gibi olmak istedikleri için Hristiyan toplumları tarafından eleştiriliyordu. Kitap özetle şunu söylüyor: Hristiyanlığın İslam’la Orta Çağ’daki karşılaşmasını bütün yönleriyle gördüğümüzde, İslam’ın Hristiyan dünyası üzerindeki etkisinin genelde kabul edilenden çok daha büyük olduğu açıkça ortaya çıkıyor. İslam, Batı Avrupa ile yalnızca maddi ürünleri ve teknolojik buluşları paylaşmadı; Avrupa’yı yalnızca bilim ve felsefe alanlarında düşünsel olarak teşvik etmedi. Aynı zamanda Avrupa’yı, kendisini yeniden tanımlamaya ve kendine dair yeni bir ilgi geliştirmeye zorladı. Avrupa ise bu etkiye tepkiyle karşılık verdi: Müslümanların etkisini küçümsedi, Yunan ve Roma mirasına bağlılığını abarttı. Bugün biz de, benzer bir aşağılık kompleksiyle, kendi tarihsel mirasımıza sırt çevirip; tüm sahip olduklarını kana, vahşete ve sömürüye borçlu olan Batı’ya hayranlıkla bakmayı marifet sanıyoruz. Kitap tek başına konuyu yüzeysel ele alıyor (sonuçta bir konferanslar dizisi ve dili oldukça sade). Ama Orta Çağ tarihi okumalarına destekleyici, ezber bozan bir metin olarak kesinlikle okunmayı hak ediyor.
İslam'ın Ortaçağ Avrupası Üzerine EtkisiW. Montgomery Watt · Bilge Su Yayınları · 201332 okunma
Puan vermedi·204 syf.··
2025 44. kitabı
Kalem ve Tüfek’ten sonra aynı yazara ait Zeytin Ağaçlarının Arasında kitabını da okudum. Mahmud Derviş’e ve Naci el-Ali’ye bir kez daha hayran kaldım.Başka değerli isimler tanıdım . Kitap, Filistin direniş edebiyatından güçlü portreler sunuyor; özellikle İsrail’in kuruluş döneminde yaşayan şairlerin hayat hikâyeleri, direnişleri, hapis ve sürgün deneyimleri çarpıcı biçimde anlatılıyor. Çoğu zaten öldürülmüş; şiirleri bile “tehdit” sayılmış. Okurken kalbim acıdı, çünkü birşey değişmedi o topraklarda hatta belki daha da kötüye gidiyor. Okuma grubumuz ile kitabı yazarı eşliğinde tahlil edeceğimiz için ayrıca heyecanlıyım. Yazarın Siyonist Edebiyatından Portreler adlı bir kitabı daha var; ama açıkçası siyonizmin edebiyatını okumaya tahammülüm olmadığı için o kitabı es geçtim. Kitapların dili çok tatmin edici olmasa da konuyla ilgilenenlere tavsiyemdir.
Zeytin Ağaçlarının ArasındaPeren Birsaygılı Mut · Usta Kitap Yayınları · 201843 okunma
Puan vermedi·253 syf.··
2025 40. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 18:40
“Mescidi Aksâ’yı gördüm düşümde Götür Müslümana selam diyordu Dayanamıyorum bu ayrılığa Kucaklasın beni İslâm diyordu.” diyor şair. Bu kitabı yazarı ile tahlil etmek üzere @okumagrububizbize ile okudum . İlk kıblemizin bulunduğu topraklar 1918’den bu yana işgal altında. Kalem ve Tüfek ise bu tarihten başlayarak İsrail’in kuruluşuna yani Nekbe’ye (Büyük Felaket) uzanan o karanlık süreçten direniş kareleri sunuyor bize. Kimisi eline silahını, kimisi kalemini alıyor; yıllarca bir arada yaşamış Müslüman ve Hristiyan Araplar, İngilizlerin ve Yahudilerin işgaline karşı elinden gelenle mücadele ediyor. Kadınlar da erkeklerle birlikte en ön safta; kalemleriyle, tüfekleriyle ve umuduyla ayakta durmaya çalışıyorlar. Her bir biyografide insanların mücadelesini, karşı tarafın acımasızlığını ve ihaneti tekrar tekrar okumak gerçekten çok ağır geldi. Yine de acı ve öfkemi diri tutmak için Filistin okumalarını önemli buluyorum. Özgür Filistin’i görebilmek ve Mescidi Aksâ’da özgürce şükür namazı kılabilmek duasıyla…
Kalem ve TüfekPeren Birsaygılı Mut · Farabi Kitap · 202213 okunma
Reklam