Madem ki vakitsiz bir ölüm seni, ruhunun yarısı olan seni alıp götürdü, yeryüzünde varlığın yarısından, en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük.
Ruhlarımız o kadar sıkı bir beraberlikte yürüdü, birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti ve en mahrem taraflarına kadar öyle bir açıldılar ki ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor, kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.