Stefan Zweig tarafından yazılan bu eserde Mrs. C.' nin hayatının sadece 24 saatinden (1 gününden) bahsedilmektedir. Bir günün nasıl bir ömre bedel olduğu, bir güne takılıp kalmanın derin duyguları, insan psikolojisinin karmaşıklığı ve kadın ruhunun gel-gitleri ustalıkla tasvir edilmiştir. Yazarın erkek olmasına karşın, kadın psikolojisini analiz etme noktasında ki performansı takdire şayandır. Yalnız ve mutsuz hisseden bir insanın yaşadığı hezeyanlar neticesinde 24 saat içinde asil hayatını, onurunu, gururunu hiçe sayarak dilenmeye bile razı hale gelebilmesine, cesaretle yaptıklarına ve en sonunda da hazin sonuna şahit olarak merakla okunabilecek akıcı, merak uyandıran bir kitap.Okunmasını tavsiye ederim..
" Kaldı ki resmi kimliği olmayan ben, neden bir savcının rolünü
üstleneyim ki: Ben savunmayı tercih ediyorum.
İnsanları yargılamaktan değil, anlamaya
çalışmaktan zevk alıyorum.”
Stefan Zweig tarafından yazılan bu eser de, herşeyden bihaber yazar R ' ye saplantılı duygularla bağlanmış "Bilinmeyen bir kadın" tarafından gönderilen bir mektup ve tek bir taraf adına yaşanan ölümsüz aşk duygusunun derinliği konu edinilmiştir. Yazar erkek olmasına karşın kadın duygularını bizlere yansıtmada gayet başarılı olmuş, 1922 ve yakın yıllarında ki sınıf ayrımcılığı gözler önüne serilmeye çalışılmıştır.bir çırpıda okunacak ve bittiginde değişik duygular hissettirecek bir kitap. Okunmasını tavsiye ederim..