kimdi o bilinmez yapının taşları sırtında
gece gibi geçti köprülerinden şehrin
silahı kendi dalgınlığına çarptı birden
büyük bakır kazanlarda inledi mevsim
yel çözdü saçlarımı örgülerinden
ben ki hala alnımda imparatorluklar
İsmet Özel
Bendim benim gölgelerimdi
yaklaşan dağlara ayaklarını satan
ve bakır kazanlardan taşarken roma
yorgun bir karanlığa ileten kendini
o acı çığlıkları güzle ağartan
İsmet Özel
Taş taşıyan bir taşıttı hayatımız
Hafif atlatabildiysek muhtemel belâsıyla bütün
Mahalleye korkulu soluğunu hissettiren kazayı
Şöyle derdik: Kimsenin burnu kanamadı
İsmet Özel