Dünyada daha klişe ve saçma bir ‘distopya’ kitabı var mıdır acaba? Cilt kısmı ve kapak ilgimi çekti ve indirimden aldım keşke bu kitabı alacağıma bim’den yaş pasta alıp tek başıma yiyip kilo alsaydım. Daha az acırdım.
Esas karakterin saçmalıkları, saflıkları bitmez mi? O kadar özenti olaylar ki. Bir nokta kadar bile mantıklı yanı yok. Şimdi size en baştan anlatıyorum olayı. Bu bir bilim kurgu kitabı bu konuda okey miyiz? Tamam. Bu bilim, mantık olması gerek demek buna da tamam. Harika. Şimdi en başından başlıyoruz.
Esas karakter on altı yaşında bir köle-hizmetçi (ay ne dram ne dram) kıza haber geliyor kardeşin yaralandı. Kız koşa koşa çıkıyor binadan normal bir insan ne yapar? Kardeşini düşünür. Gözü hiçbir şey görmez. Bu süper zekalı, ahmak karakter yolun ortasında durup zenginlere bakarak çok mutlular, çok iyiler, biz değiliz diye içleniyor. İçlenmenin sırası mı git kardeşine bak be kızım!
Ortalık karışmış kızın derdi aşk-meşk. Sözde bipolar olan kızı şizofren gibi yazmış yazar, gülmekten ağladım. Deli olmak, savaşın ortasında mağarada bağıra bağıra şarkı söylemeyi açıklar mı? Bu deli kocaaa bi ordu, ülke, millet tarafından gram eğitimsizken LİDER seçiliyorsa açıklamaz. Sorarım şimdi size. Kız mı deliii? Halk mı deli?
Her taraf teknoloji dolu, kıza isyan lideri olması için KILIÇ veriyorlar hem de ateşli. Nasıl olduğu açıklanmıyor bile. (Halk harbiden deli, bu kadar umutsuz olamazsınız abi.) karavanların, gözlerin önünde devrimciler devrim planı yapıyor devlet uyuyor. İstihbarat, mantık hak getire. Kız deli, halk deli, hükümet onlardan deli. (Bu kitaba para verdiğim için ben hepsinden deli)
Kız başkanı öldürmek için asansörle yukarı çıkıyor. Asansörle. Kapıya asker yığıp esas deliyi ay pardon esas kızı kevgire çevirmek yerine saklanıyor başkan. Güleyim mi öleyim