Sevgili Dost, o halde dinle:
Güneşi görünce açma sandığı, karayı görünce dürbünü atma! Kaç “Viyana” dalda kaldı, aylar sürse de kuşatma...
Sevgili Dost,
Sen dondurmayı kışın sat paltosuna bürünmüş adamlara. Yazın ateş yak, ısın. Ağla herkes gülerken. Ağlat palyaçoları.
Sevgili Dost,
Sevinç mezarlıklarından geçerken ıslık çalma korkmamak için. Korkmayı öğren, korkutmak istersen.
Sevgili Dost,
Kurbanlık koyunlar gibi seçilmeyi bekleme. Kınaya kanma; ölüm işaretidir.
Sevgili Dost,
Yaşlandığında Eyüp Sultan olmak istersen, gençliğinde aşık ol İstanbul’a.
Sevgili Dost,
Hala düğünlerde oynuyorsun.
Sevgili Dost,
Yarışmada, “Yardım edin lütfen,” diyorsun hala
Sevgili Dost,
Ne zaman televizyonun düğmesini kapatacaksın?
Sevgili Dost,
Ne zaman açacaksın “Kitab”ı?
Sevgili Dost,
Bu ne dalgınlık?
Sevgili Dost,
Aşık mısın?
Sevgili Dost,
İstanbul’a ?