·
Okunma
·
Beğeni
·
9.024
Gösterim
Adı:
Adem'den Önce
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249512
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Jack London gerçek olaylardan yola çıkarak yüzlerce öykü yazmıştır. Alaska maceralarını anlattığı “Vahşetin Çağrısı”, “Altına Hücum” gibi çok tanınmış kitaplarının yanı sıra, sosyalist ideoloji etkisi ile yazdığı “Demir Ökçe”, “Uçurum İnsanları” gibi romanları da sevilerek okunmuştur. Yayınlandığı dönemde fırtınalar koparan bu eserler gelecekte de önemlerinden hiçbir şey kaybetmeyecektir. “Martin Eden” kendi yaşantısını anımsatsa da “Adem’den Önce” bütün kitapları içinde farklı bir yere sahiptir.
124 syf.
·Beğendi·7/10
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

Yine önceden okunup geç kalınmış ama acısını İŞSİZLİKLE aldığım incelemelerimden biri .. gene sahaftan ucuz yollu ama en bi güzel çevirisini alarak kattık arşivimize .. çok hacimli olmamasından kelli kitaptan öyle büyük beklentilerim yoktu ..ama Jack London farkını tabii ki ortaya koydu hemde bana güzel bir de sürpriz yaparak.. ne miydi o sürpriz?

"SENELERDİR GÖRDÜĞÜM HELİKOPTERDEN DÜŞMELİ RÜYALARIMI YORUMLAYABİLDİM EN SONUNDA BU KİTAPLA =) "

az sabır ve sebat biliyorsunuz ki elzem kendi kritiklerim açısından .. önce kitap hakkında biraz ön bilgi verelim .. bir kez : darwin'in evrim teorisi gibi düşüncelerini ve savlarını "90larda kanal 6 öğle film kuşağında izlediğiniz o 3rd rate kung fu filmlerindeki cicoz çinlilerin kiremiti tek vuruşta kırdığı gibi def ediyor ve yok sayıyorsanız ya da annelerin küçük çocuğuna kaşığı uçak yapıp içine mühimmat diye ıspanak doldurduğu ikiliyi reddeden Bükem kız inadı miras kaldıysa size : senin fişini çektim arkadaşım !! geri kalanlar fındık fıstık bonibon kapın beri gelin =) ( bu arada kanal 6' daki öğlen yayınlanan karete film kuşağı efsanedir ..o tayfaya özenip karşıki okul inşaatından kiremit getirip sehpaların üstünde kırayım derken anadan babadan bi araba zopa yemeyen bizden değildir! kızlar için bir dahaki incelememde ayrı bi lüzumsuzluk bulacağım ...)

ben baştan uyarayım da sonra kan davasına evrilmeyelim vortexlerde .. evet ne diyorduk.. yazar bu kitapla milyonlarca ( o derece emin değilim ama bilimsel olsun şşş ;) ) yıl öncesine, ilk insanların dünyasına götürüyor bizleri.. özellikle bir "maymun " göndermesi yok insanlar için yalnız benimde bir sürpriz sonucu öğrendiğim gibi o ağaçtan düşmeli rüyaların (ben de helikopter versiyonu var bunların..hani tam düşerken uyandığınız o rüyalar... ), ağaçlarda yaşayan , yere düşüp ölmeyen ya da o sırada düşerken başka bir dala tutunup bir şekilde hayatta kalan ilk atalarımızdan bizlere RÜYALARIMIZ vasıtası ile miras kaldığı savından yola çıkıp, ara sıcaklar ikram ederek girizgahı yapıyor =) heuehee!! nasıl yandı dimi beynin ? =) neyse ki konu salt bu döngü üzerinden gelişmiyor ..kitap çok daha renkli ..acunun "SÖRVAYVIR" adasının kamerasız ve vahşi hayvanlar ile dolu olan bir versiyonu aslında.. rakipler ise daha gaddar ... oku ve ateş kullanımını çözmüş İLK PREMIUM CİN ALİLER - ATEŞ İNSANLARI!! daha uzatmaya gerek yok sanırım .. şehirlerarası yolculukta tv ye hiç film yokmuş gibi bülent ersoyun gençlik filmini koymaları üzerine su görmüş somalili çocuk edasıyla sarıldığım bu kitap sizi de üzmeyecek emin olabilirsiniz ..( e başka film izleyeydin demeyiniz ... terminatörü okan bayülgen seslendirince büyük ikramiyeyi bir rakamla kaçıran ayakkabı boyacısı hüznü doluyor ciğerine insanın..)
192 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Adem'den Önce'ye, biraz adından, biraz da okuduğum tek tük yorumlardan etkilenip beklentiyi yüksek tutmadan başladım. Sonra her şey çok hızlı ilerledi ve aynı gün, gecenin geç saatlerinde gözüm kapana kapana son sayfaya kadar ulaşabilmeyi başardım. Çünkü çok sevdim bu serüveni, yarına bırakmak istemedim.

Bu kitabın okuma listemde Kafka'nın Dönüşüm'ünden bir gün sonraya denk gelmesi hoş bir tesadüf oldu benim için. Art arda farklı zamanlarda geçen, farklı hayvanların bedeninde yaşayan iki muhteşem insan hikayesi okumuş oldum böylelikle... Gerçi ikincisine bir hayvan bedeninde yaşamak demek, çok doğru bir açıklama olmaz. Çünkü orada aslında ikinci bir benlik söz konusu... Ancak anlatımda insan bilinci devreye giriyor ve bir hayvanın gündelik yaşamını insan bilinciyle takip ediyoruz...

Adem'den Önce, yazıldığı dönemin de etkisiyle 'Darwin'ci bir bakış açısıyla kaleme alınmış. Aslında bu kitabı 'Evrim Teorisi'ne giriş' şeklinde de okumak mümkün... Yani günümüzde dahi evrim teorisini sadece 'maymundan gelmek' olarak algılayan zihinler için olayın detaylarını anlatmak açısından didaktik bir tarafı da var kitabın...

Satır aralarında ise çağımız insanına dair bazı taşlamalara denk gelmek mümkün. London, bu satırları taşlama yapmak için mi yazdı bilemiyorum ama en azından ben öyle algıladım diyebilirim. Örneğin 'ahali'nin, zalimlikte sınır tanımayan liderlerine karşı bir türlü organize olamayışı, ona bir arada karşı gelemeyişi, o devirde canlıların bu tip bir iletişim yeteneğine sahip olamamasına ve yaşamı sadece içgüdülerin yönlendirmesine bağlanıyor. Oysa aradan geçen yüz binlerce yılın ardından insan, her türlü iletişim olanağına sahip olmasına rağmen yine kendisini sömüren liderlere karşı organize olamıyor, olsa da harekete geçemiyor. Demek ki evrim, toplumsal cesaret konusunda hala yolunu tamamlayamamış:)

Kitapla ilgili aslında daha yazılabilecek çok detay var ama ben burada sonlandıracağım... Hikayenin bundan sonrası, ormanın derinliklerinde sizi bekliyor... Keyifli okumalar...
192 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Alışılagelmiş Jack London hikayelerinden çok farklı bir eser...İnsan oğlunun evrensel gelişim süreçlerinin alegorik anlatısı...Yazar varoluşu direk olmasa da alttan alta Darwinist temellere dayandırıyor.Mitolojiden,psikolojiden,sosyolojiden bizi mahrum bırakmayan bir eser...Yazarın yarattığı iki benlik yani modern insan ve ilkel insan olan Büyük Diş'in içsel savaşı.Bir benlik çatışmasının en canlı silueti...
Spoiler verip incelemeyi bozmak istemediğimden burada noktalıyorum.Okuyan herkese teşekkürler...
192 syf.
·3 günde·9/10
Jack amca'ya bir kez daha hayran oldum bu kitabıyla. Bu kitabı yazarken ki düşünceleri çok merak ediyorum. Öbür tarafta tanışmak istediğim kişiler arasında birkaç basamak daha ilerledi kendisi. :D Gelelim kitaba, genel olarak dil bakımından sade ve açık, kurgu olarak doyurucu ve sürükleyici, konu olarak da neandertal insanlarının olduğu çağı(Gerçi ana karakter daha ilkel ama kitapta geçen birkaç olaydan o çağa düşünerek yazdığını düşünüyorum.), yazarın çağlarında yaşayan ana karakterin rüyalar ile neandertal'den daha ilkel bir atanın yaşamını tecrübe etmesidir. İlkel yaşamı öyle bir tasvir etmiş ki Jack amca sanki o çağda yaşıyormuş hissi uyandırıyor. Bazı içgüdülerimizi kalıtıma çok güzel bağlaması ayrıca hoşuma gitti. Kitabı çok beğenmeme rağmen birkaç mantık hatasını olduğunu düşündüğüm kısım bulunuyor. Her ne kadar zevk kaçıran(spoiler) vermemeye çalışacak olsam da okumayanlar için bundan sonrasını okumamasını tavsiye ederim. Öncelikle birkaç olayda gerçekleşse ben şimdi olmazdım çok mantıksız geldi. Jack amcayla en çok bu kısmı konuşmak isterdim. Bazı aletleri çok ileri götürmüş bence. Bir kabileyi de fazla organize hale getirdiğini düşünüyorum.
192 syf.
·3 günde·10/10
Merhaba canım insanlar :)

Bu kitap an'ın anı olmasına vesile...
4. Buluşmamız için Hüda'cımın önerisi üzerine okudum.(#33643036 )
Okuduğum ilk Jack London kitabı olan bu kitap aynı zamanda beni Lal kitapevinden mutlu çıkaran ikinci kitaptır. İstediğim yayınevinin baskısını üstelik internetteki liste fiyatından daha fazla para ödemeden aldığım için pek mutluyum.

Neysem gelelim kitaba. Dediğim gibi okuduğum ilk Jack London kitabı, öğrendim ki her ne kadar üslup benzerlik gösterse de konu olarak bu kitap diğer kitaplarından farklı imiş. Bu bilgiyi de neden paylaştığımı bilmezken, kitabı gerçekten beğendiğimi belirtip, içeriğine geçeyim.

Kitap Evrim teorisi baz alınarak yazılmış bir eser. Bundan milyon yıl önce, insan neydi? ne yapıyordu? sorularının cevabını almak mümkün kitaptan. Bir de kimilerinde helikopterden, kimilerinde uçurumdan, ben denizde nere olduğunu bilmediğim bir yükseklikten düştüğümüz, yere çakılmadan da uyandığımız rüyaların tabirini.
Vatandaşımız milyon yıl önce yaşadığı ve rüyasında görmek suretiyle yada günlük yasantısında benzer bir an ile karşılaştığında -mesela babası sirke götürdüğünde aslanı gördüğü zaman, vahşi hayvanlardan kaçışını hatırlaması gibi- hatirladiği olaylar silsilesini ilkel olan kendi ağzından fakat su an ki aklı ile yorumlayarak anlatıyor.

İlkel ınsanları; ağaç adamlar (en az gelişmiş toplum), mağara adamlar [gelismekte olan toplum (kendisinde içinde yaşadığı topluluk)]ve ateş adamlar (gelişmiş toplum) olmak üzere üç gruba ayırarak anlatmış.
Ben bu ayrımından ve yapılan tespitlerden yola çıkarak kitabın "sosyal eleştiri" amaçlı yazıldığını düşünüyorum.
Evrimin bir canlının bir başka canlıya dönüşmesi ve bedensel olmadığına inanıyorum. Düşünsel ve davranışsal olarak sürekli bir evrim halinde olduğumuz ise su götürmez bir gerçek. (En azından bence.) Kitaptaki davranışlar ve günümüz insanın davranışlarının da aynı olduğu kanaatindeyim. Mesela;
#27634394

#33679607
Şimdi kelime sayımız 250'den fazla değil. Aynı cümleler için de kayboluyor, fazlası için çabalamıyoruz. Derdimizi anlatabildiğimiz söylenmez.

#33446044
Belirli başlı kalıplar içinde kurduğumuz hayal ve amaçlar ile yaşıyoruz, yıkamadık ki hala tabularımızı. "Bizim olmayan bir amaç"a amaç diyemeyeceğimize göre, ilkel zamandan bu yana hala amaçsızız.

gibi...örnekler çoğaltılabilir.

Üslubundan dolayı ilk başta "ne oluyor ya" oluyorsunuz fakat bir süre sonra kitap sizi içine alıyor zaten. Bu yüzden parça parça okumamanizı ve "te Allah'ım bu ne diyor " diyip yarım bırakmamanızı şiddetle tavsiye ederim.

Bir de Jack London okumuşlara bir soru;
Elimde Beyaz Diş kitabı var, onu okuyum mu yoksa ondan önce okumam gereken bir kitabı var mı?

İyi olun, iyi kalın canım insanlar :)
192 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Jack London hangi konuya kalemini dokundursa mükemmel bir hikaye , harikulade bir kitap ortaya çıkaran nadide yazarlardan biridir. Kâh olayları bizzat yaşayarak yazmış; kâh hayvanların sanki bedeninde varolmuşcasına, onların duygu ve düşüncelerini okuyucuya yansıtarak, adeta yaşatarak kaleme almıştır.
'Ademden Önce' isimli eserinde de dönemin bilim adamlarının çalışmalarından yararlanarak, eski çağlardaki ilkel insan yaşamını anlatıyor.
Küçük bir çocukken başlayan rüyaları aracılığıyla, ilkel çağlarda yaşamış diğer benliği olan 'İri Diş'in yaşadıklarını anlatıyor. Ustaca bir kurguyla gelişim evrelerine göre farklılık gösteren insan gruplarını aynı ortamda bulunduruyor. Yaptığı kıyaslama ve tasfirlerle de gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Kitapta adı geçen bu gruplar: 'Ağaç Adamları', 'Halk' ve 'Ateş Adamları'.
Benden bu kadar dahası için kitabı okuyun, pişman olmazsınız.
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ne yalan söyleyeyim eğlenceli, keyif alabileceğim bir kitap olarak düşünmemiştim hiç. İsminden ötürü niyeyse sıkıcı olabileceğini düşünmüştüm.
Konu evrim, London'ın kurgusu o kadar iyi ki akıp gidiyor. Asla sıkılmıyorsunuz. Hatta eğleniyorsunuz bile.
Konuyla ilgili olanlar, Harari'nin kitaplarından önce üstünkörü bir fikre sahip olmak isteyenler bence açıp okumalıdır.
192 syf.
·2 günde·8/10
Evrim, kişilik bölünmesi ve atavizm kitabın temel ögelerini oluşturuyor. Tek kelimeyle enteresan ve alışılmışın çok dışında bir olay örgüsüyle karşılaştım. İnsanoğlunun bencilliği ve kendisinden başka hiçbir canlıya yaşama hakkı vermemiş olmasının ilk çağlardaki yansımalarını bolca göreceğiniz romanı Kocadiş'in ağzından dinliyorsunuz. Şöyle diyor Kocadiş:
"Katliamdı yaptıkları -hem de başıboş, sorumsuz bir katliam-. Çünkü kimsenin canını bağışlamadılar; yaşlı genç, kadın erkek, herkesi vurdular. Amaçları bizi yeryüzünden silmekti, bu amaçlarına da pekala eriştiler."
Öğretici imgelerle dolu, heyecanlandıran, hüzünlendiren ve bolca da düşündüren bir romandı. Okunabilir.
152 syf.
''Adem'den Önce'' Jack London'un bilimsel gelişmeleri son derece başarıyla kurguladığı bir yapıt. Bu eserin yazıldığı günlerden bugünlere elbette bilim ve teknoloji çok ileri gitti. Eksikler tamamlandı, yanlışlar düzeltildi, gelişme ise sürekli devam ediyor. Buna rağmen kitabın temeli sağlam olduğu için kendini hızlıca okutuyor. Çünkü dönemin bilgi ve birikimi usta bir yaratıcılıkla harmanlanmış.

Yazarımız kitabında üç tür anlatıyor;
1) Ateş İnsanları: En gelişmiş.
2) Ağaç İnsanları: En ilkel.
3) Halk: Ara kademe.

Bu kurguda ateş insanları diğer toplulukları sistematik bir şekilde öldürüp yok ediyor. Çevirmen bu noktada yazarın bunları kaleme alırken homo sapiens'in diğer insan türlerini yok ettiğini bilmiyor oluşundan yola çıkarak, dönemin Kızılderili soykırımından etkilendiğini düşünüyor ki bence de gayet mantıklı.

Korku egemenliğinde yaşayan türlerin en basit, en sade hallerini severek okudum bu kitapta. ''Elimden bırakmak istemediklerim'' listeme giren Adem'den Önce'de en çok sevdiğim bölümlerden biri de rüyalarımızı ırksal hatıralarımız olarak tanımladığı kısımlardı. Kitapta bahsedilen örnekten ( boşlukta düşme rüyası ) hariç çocukluğumda yıllarca her gece gördüğüm rüyayı bir şekilde anlamlandırmama sebep oldu...Rüyamda her gece aynı köpek, aynı balkondan odama girerek dişleriyle beni dışarı sürüklüyordu... Uzun yıllar istisnasız her gece gördüm ben bu rüyayı... Demek ki yazarımıza göre; halk olan atalarımın mağaralarından atılıp sürülmelerinin şoku beyin hücrelerine iletilmiş, bana da miras geçmiş... Hadi bakalım, otuz yılı aşkın bir süre sonra aydınlandım :)

''Eceliyle ölmek mi? O çağda şiddet sonucu ölmek, eceliyle ölmek demekti.'' ( Sayfa 110 )

Velhasılıkelam ; kitap keyifli efenim, okuyunuz...
192 syf.
·Beğendi·10/10
Hiç bilmediğiniz, daha önce görmediğiniz şeyleri rüyalarınızda görseniz ve bu rutin olarak her gece devam etse, devam eden bu rüyalar aslında bir bütünlük taşıyor olsa ne yapardınız? Anlatıcımız tam da bu olaydan muzdarip çocukluk dönemini sıkıntıya sokan gecelerini kabuslara döndüren bu rüyaları ancak yetişkin çağa gelip, hatta üniversiteye başladıktan sonra çözümlemek adına bir ipucu yakalamış olacaktır.
Anlatımın akıcılığı ve işlediği konunun ilginçliği kitabı bence çok özel kılmış. Evrim konusuna merakı olanların ufkunu açacak, beyninizin kıvrımlarına kıvrım katacak Adem'den Önce.
192 syf.
·6 günde·7/10
Kitabı ilk elime aldığımda içeriğinin daha bilimsel olacağını düşünmüştüm. Ama hikayemiz betimlemelerle dolu ve oldukça sürükleyici. Aynı anda iki kişilik barındıran karakterimiz koca diş ,düşlerinde ilkel çağda yaşayıp tehlikelerle dolu bir serüven geçirir.Yer yer çok güzel mesajlar veren bu kitap her kesimin okuyabileceği tarzda...
^Okuyun,aydınlanın,aydınlatın^

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Adem'den Önce
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756249512
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İlya Yayınevi
Jack London gerçek olaylardan yola çıkarak yüzlerce öykü yazmıştır. Alaska maceralarını anlattığı “Vahşetin Çağrısı”, “Altına Hücum” gibi çok tanınmış kitaplarının yanı sıra, sosyalist ideoloji etkisi ile yazdığı “Demir Ökçe”, “Uçurum İnsanları” gibi romanları da sevilerek okunmuştur. Yayınlandığı dönemde fırtınalar koparan bu eserler gelecekte de önemlerinden hiçbir şey kaybetmeyecektir. “Martin Eden” kendi yaşantısını anımsatsa da “Adem’den Önce” bütün kitapları içinde farklı bir yere sahiptir.

Kitabı okuyanlar 1.237 okur

  • Safiye İnanır
  • Ütopyalar güzeldir
  • Birol Sekiz
  • Açelya Bayar
  • Hatice Durmuşoğlu
  • Melik Demir
  • Doğa Balkan
  • Gülistan Abdukaya
  • Bedirhan Calp
  • Sümeyye Görmüş

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.3 (1)
8
%0
7
%0.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları