İlk baştaAlberto’yu deli sanmıştım ama yalnızca başkalarının anlamadığı seyleri anlayabilen biri oldugunu simdi görebiliyordum.
Belki de delilik buydu: Baskalarinin anlamadığı şeyleri anlayabilmenin getirdiği yalnızlık.
"Sözlerinize gösterdiğiniz dikkat ve seçimlilik size bir şey daha kazandıracaktır: Bağışıklık. Başkalarının negatif telkinlerine karşı bağışıklık kazanacak ve size söylenen olumsuz sözlerden etkilenmez hâle geleceksiniz.
Olumsuz fikirleri kabul etmek ancak o olumsuz fikirlerin verimli olduğu bir zihinde olabilir."
"Siz mutluyken bana "miguel, sen bir meleksin" diyeceğinizi bilirim. Ama kızgın olduğunuzda "sen şeytanın tekisin! çok kötüsün." dersiniz.
Her iki halde de söyledikleriniz beni etkilemez. Çünkü ben ne olduğumu biliyorum. Kabul görmek, onaylanmak gibi bir ihtiyacım yok. Birisinin bana kim ve ne olduğumu söylemesine ihtiyaç duymuyorum.
Hiçbir şeyi kişisel algılamıyorum. Sizin bakış açınız, sizin dünyanızı yansıtır. Siz kendinizle uğraşırsınız, benimle değil. İnanç sisteminiz doğrultusunda oluşturduğunuz fikirleriniz, daima kendinizle ilgilidir, benimle değil."
Her koşul altında, daima en iyisini yapın, ne daha fazla ne daha az. ama şunu daima hatırlamanızda da yarar var: an, her an değiştiği için asla "en iyiniz" olmayacaktır.