D

D
@Derunii__
1 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
MÜ'MİN MÜ'MİN'İN AYNASIDIR
Tozunu silkelemek için bir halının dövüldüğünü gördüklerinde, aklı yerinde olanlar bunda bir azarlama, bir paylama olmadığını bilirler. Hâlbuki insan kendi oğlunu ve sevdiğini muhabbetten kaynaklanan bir sitemden dolayı döver. Istırap ve vicdan azabı, Allah'ın lûtfunun ve dostluğunun müjdecisidir. Eğer sen bir kardeşinde bir kusur görürsen, bilmelisin ki o kusur sende de vardır. İnsan insanın aynasıdır, sen onda kendini görürsün. Zira, “Mümin müminin aynasıdır.” Seni yaralayan bu kusuru çıkar at, çünkü seni inciten bizzat senin kendinde.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Biri, "Ben suçluyum!" dedi. Hz. Pîr buyurdular: Bu düşünce, "Ben ne yapıyorum, neden böyle yapıyorum?" deyip duranda olur. İlâhî dostluk ve inayetin bir delilidir o. Çünkü: “Sitem sürdükçe dostluk bakidir.” Hem zaten sitemler dostlara edilir, yabancıya değil.

D

, bir kitabı okumaya başladı
Altay Cem Meriç
9.6/10 · 1.704 okunma
Kur'anı Kerim
Yeryüzünde, böylesine çok ve erken döneme ait yazması olan başka bir metin daha yoktur. Böyle bir metnin tahrif edildiğini öne sürmek için iddialaşmak ya cehaletten ya da ön yargıdan ileri gelir. Eğer bu kadar yazması olan bir metnin güvenilirliği tartışılacaksa yeryüzünde güvenilir tek bir metin dahi yoktur.
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Örneğin, ülkemizdeki genç bir feminist, Afganistan'da burka giyen bir kadının ezildiğini ve baskı altında olduğunu düşünür. Bu düşünceyle birlikte bireylerin içinde bulundukları çevreden etkilenerek baskılanabileceklerini de kabul eder. Ancak sıra kendisine geldiğinde, kendi giyim tarzının da benzer bir toplumsal baskının ürünü olup olmadığını sorgulamaz. Oysa aynı şekilde, Afgan kadını da açık giyinen bir Batılı kadının toplumsal baskının etkisiyle “kendini sergilemek” zorunda kaldığını düşünebilir. Üstelik şuna da dikkat edilmelidir: Afganistan'da burka giymek yasal bir zorunluluk değildir. Peki, ülkemizdeki genç feminist neden kendi iradesiyle burka giymeyi seçen bir kadının baskı altında olmadığını kabul edemez? Çünkü meselesi “kadının baskılanması” değildir. Yakın zamana kadar, Müslüman olsun ya da olmasın, bütün medeni toplumlar bugüne kıyasla çok daha örtülü giyinmişlerdir. Bugün Batılı bir feministin açık giyinmesi, o geleneksel toplumsal normların yıkılması anlamına gelir. Burka bu normun bir tezahürüyken açık giyinmek o normu yıkan, dolayısıyla kişiyi özgürleştiren bir eylem olarak görülür. Bu yüzden açık giyinen biri, “acaba ben de baskı altında mıyım" sorusunu sormaz; çünkü zaten normu yıktığı için özgür olduğunu zannetmektedir.
Sayfa 96