Hey yarenler bu dünyanın
Ne tuzu ne tadı kaldı
Tükendi balı kaymağı
Ne yoğurdu sütü kaldı
Şer tohumları ekildi
Şeriat göğe çekildi
Davaya akçe döküldü
Ne müftü ne kadı kaldı
Yandı gitti asılacak
Ne kıyı kaldı ne bucak
Varıp müşkül danışacak
Fitne fücur adü kaldı
Hey Allah’ım ey Yaradan
Kurtar bizi hey var eden
Doğru söz kalktı aradan
Hemen dedikodu kaldı
Ey Güzide mahlûk şaştı
İblis araya dalaştı
Karıştı cihan karıştı
Evvel kimin adı kaldı
İbret ile baktım fani dünyaya
Kimselerden ahd-i vefa kalmamış
Herkesin hizmeti kendi nefsine
Kimseden kimseye fayda kalmamış
Herkes öz başına arar rahatı
Dört kapının ancak kalmıştır adı
Bitmiş bu dünyanın lezzeti tadı
Gönülde muhabbet sefa kalmamış
Artık bilinmiyor gerçeğin işi
Kin kibirle doldu dışıyla içi
Yularlandı şeytan(a) insanın başı
Nasihat tutacak kafa kalmamış
Şimdi rehber düştü yalana düşe
Herkes meyil verdi altın gümüşe
Tarikat yolunda Hünkâr yetişe
Mertçe müritte bir vefa kalmamış
Güzide der unutma ikrar(ı) andı
Çoğaldı dünyanın tuzağı fendi
Nice Süleyman’lar tahtından indi
Yalandır bu dünya Nuh’a kalmamış