Neden buradayız biliyor musunuz? Çünkü dışarısı çok gürültülü, çok yorucu ve bazen de çok kırıcı.
İnsan yaş aldıkça ya da hayatın gerçekleriyle yüzleştikçe içine bir moralsizlik, bir hüzün yerleşiyor. Yaşama sevinci dediğimiz o şey, fark ettirmeden parmaklarımızın arasından kayıp gidiyor.
İşte tam bu anlarda, en masum, en zararsız yola; kitaplara ve kelimelere sığınıyoruz. Bir alıntı okumak, kalbe dokunan bir iletiye denk gelmek, sadece kafa dağıtmak değil; kaybolan o ruhu yeniden bulma çabasıdır. Bu akşam bu sığınakta kimler sadece biraz huzur ve dinlenmek arıyor?
Şikâyet etmeyen, daima iyi tarafından bakan, ümitvar olan insanlar; bu dünyanın dertsizleri midir? Hemen seçersiniz onları, uzaktan gülümserler size. Hâlinizi, hatrınızı sorarlar. Yormazlar, bir ihtiyaç varsa yardımcı olurlar. Dertlerinizi dinler, kendilerinden çok uzun bahsetmez, şikâyet etmez; güler geçerler. Öyle ki siz onları dertsiz zannedersiniz. Yormazlar, hakkınızda uzun sorular sormazlar. Yolunuzu açmak isterler, eliniz havadaysa tutmak. Hiçbir menfaat gütmeden yürünen ne yol varsa çiçeklemek, karanlıkta kalan yerleri aydınlatmak isterler. Çözüm insanıdırlar. Sünnete sarılan, Resulullah'a (s.a.v.) benzemek isteyen kim varsa, ona adım adım yaklaşırken güzelleşir.