Geri çekilelim. Çağlayıp duran nehirlerin çekilen suları gibi. Kuruyalım bir sabah. Yavaş yavaş bakalım kendimize. Dibi görelim. Allah’ın rahmeti boldur, sonra yine yağmur yağar, sular yeniden çoğalır. Yemin ederim çoğalır. Hep çağlamak olmaz, kurumaktan bu kadar çok korkmayalım. Acziyetini gören insandan büyüğü var mı dünyada? Belki dibi görenlerin tattığı rahmetten payımız vardır, telaş etmeden o payı alalım.
Kapılarını açan bir gönülden içeri girmek için koşmasak da olur. Kan ter içinde kalma şartı yoktur. Peki kapı kapalıysa, koşmak neyi değiştirir. Yorgunluğumuzu çoğaltmaktan başka ne olur. Daha hızlı koşsam yetişir miydim yazgıma, diyenler için kafasını sağa sola sallayarak bakan bir dünya vardır. Uçsaydın da yetişemezdin. Hani bazen kapılar kapalı diyoruz ya. Belki de kapı hiç yoktur.