Mahrem-i la‘l-i leb-i mâhveşândır telefon
Hem-dem-i ‘âşık-ı şûrîde-nişândır telefon
Kimsenin bulmadığı mevki‘-i ta‘zîmi bulur
Revnak-ı bezm-i sanâdîd-i zamândır telefon
Kenz-i feyzin nazar et gevher-i şeh-dânesine
Zîver-i dest-i selâtîn-i cihândır telefon
Telefon gördüm elinde bugün ol mehveşimin
Reşk-bahş-ı dil-i hurşîd-ruhândır telefon
Telefona tutalı meh-beçeler gûş u dehân
‘Âşık-ı dil-şüde-i gûş u dehandır telefon
Birleşirse iki insân neler etmez ihyâ
Rûhu yok hâ’iz-i üslûb-ı beyândır telefon
Keşf eder halka merâk eylediği hadiseyi
Merci‘-i kâfile-i pîr ü civândır telefon
Anla seyyâle-i berkiyyedeki mu‘cizeyi
Kudret-i nâdire-i kevn [ü] mekândır telefon
Vakt olur âdemi bir müjdesi eyler ihyâ
Rahle-ârâ-yı serâ-perde-i cândır telefon
Vâkıf ol hikmete zinhâr dokunma teline
Dokunursan teline beste-zebandır telefon
Var imiş evvelleri takdîr-i ‘iff et eyleyen
Kalmadı şimdi pesend-i istikâmet eyleyen
Zîver-i bâzâr-ı rağbet oldu cehlin kâlesi
Var ise göster bana ‘irfâna rağbet eyleyen
Ekseri meydân-ı rezmin merdüm-i nâ-merdidir
Meclis-i sohbetde da‘vâ-yı besâlet eyleyen
Terk edin bu hâl-i mezmûmu dedim dinlenmedi
Verdi âhir mülkü istihfâf-ı millet eyleyen
Geldiler iş başına mahv etdiler bu ‘âlemi
Bak nasıl evsâf ile kesb-i denâ’et eyleyen
Sû’-i niyyet ‘îş ü ‘işret i‘tiyâd-ı mel‘anet
Ahz-i rüşvet terk-i hidmet meyl-i şirret eyleyen
Ahsen-i etvâr [ile] ferd-i basîret-bîn olur
Kalbini hem-cinsine mir’ât-ı rahmet eyleyen
Derk eder mülk-i cihâna gelmenin esbâbını
Çeşm-i dikkatle rümûz-ı dehri rü’yet eyleyen
Ey Emîrî Hak kelâmı kimse ısğâ etmiyor
Künc-i gamda ağlasın halka nasîhat eyleyen
Ulüvv-i himmetin bir kerre fikr et müstakîmânın
Cihânda rüşvet almaz mahv olur ammâ zarûretden
Yine bilmem nedendir ba‘żı hâ’in irtikâb eyler
Cihânda kâm-yâb olmuş değildir kimse rüşvetden