Tüm çabalara rağmen köy enstitülerine kızların katılımı düşük olmuştur; 1945-1946 yılı verilerine göre enstitüdeki 14.464 öğrenciden sadece 1396’sı kızdır. Kız öğrencilerin sayılarının az olmasının sebepleri arasında cehalet, gelenekçi yapı ve bu çerçevede enstitülere yapılan karamalar,ilkokul eğitiminin çoğu köyde yapılamamış olması, kız çocuklarına bağ bahçe ve ev işlerinde ihtiyaç duyulması,”kız çocuğu okutulur mu?” Kız çocuğu erkeklerle aynı yatılı okula gönderilir mi?” Gibi anlayışlar etkili olmuştur.
Anadolu’da anaları yetiştirmenin babaları yetiştirmeden,uyarmadan daha önemli olduğunu sonraları daha iyi anladık. Köy kadınlarını kazanmakla köy çocuklarının eğitiminde en kestirme yolu tutmuş,olurduk. Çünkü köy çocuğunun ilk eğitimini ister istemez ve yapabildiği kadar anası yapar.
Ve sen,içki satıcısı,senin şu şişen bana zevk mi veriyor sanıyorsun? Ben bu şişenin dibinde aşağılanmayı aradım,aşağılanmayı ve gözyaşını... buldum da aradığımı, buldum ve tattım... acımak!...