Sabahattin Ali'nin dediği gibi; "Bana ne kadar kötülük yapılırsa yapılsın, kimseye saygısızca gitmedim. Aram bozuk olsa bile, birinin bana ihtiyacı olsa hiç düşünmeden giderim ama görüyorum ki; saygının, sevginin hatta şefkatin bile iyileştiremeyeceği insanlar var."
Hayat bize her an bir telaş sunar iyi ve kötü telaşlar .kimimizi mutlu eden kimimizi korkutan kimimizin içini ısıtan kimimizi derinden sarsan telaşlar...hayatın bize sunduğu bu telaşlar olgunlaşmanin ve hayatın verdiği bir büyüklük dersidir çoğumuz bu telaşlar altında ezilir bükülür kırgınlasir kimisi ise dik durur sağlamlaşir hayatı tanır ... Aslında bize sunulan her telaş hayatın bir kesiti bir tanım köşesidir. Hayatı öğrenebilmenin adıdır hayatın sunduğu telaşlar ...
Sahi nedir Oblomovluk?
Salt tembellik olarak adlandırabilir miyiz? Yoksa kurulu düzene karşı bilinçli olarak hiçbir şey yapmamaya odaklanarak bitip tükenene kadar kendi içine kapanmak mıdır?
Bu kitabı okuyup da oblomovluk kavramıyla meşgul olmayan, kendinde oblomovluk belirtisi var mi diye düşünmeyen yoktur sanırım. Biraz şakayla karışık, biraz özeleştiri içeren, ama daha çok yapılmayanlara bahane olarak kullanılmak üzere son derece kullanışlı olan bu kavram, Gonçarov tarafından bize miras olarak bırakılmış. Tembelliği bir felsefe haline getirip zor durumda kullanabilelim
Kahramanımızın kayıtsızlığı öyle doğal bir durumdur ki; "Uzanmak, İlya İlyiç için ne hastalarda ya da uykusu gelmiş insanlarda olduğu gibi bir zorunluluk, ne de yorgun bir kimsedeki gibi geçici bir ihtiyaç, ne de uyuşuk bir insandaki gibi bir zevkti; bu onun doğal haliydi." Dedirtir, yazarımıza.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma