dessie

Eğer insan kendini sürekli yeniden icat edebiliyorsa, utanç ya da acı veren parçalarını kesip atabiliyorsa, bir başkasını gerçekten tanımak nasıl mümkün olabilirdi? İnsanlar yalnızca başkalarıyla temas edene kadar süren bir yanılsamayı mı sürdürüyorlardı? Öyleyse insanlar nihayetinde bir yalanlar silsilesinden mi ibaretti? Bu doğruysa, o zaman hangi geçmişi yaşadığınız, hangi sevgiyi paylaştığınız ne fark ederdi? O merdiven artık yoktu; tahtalar yeniden dizilmişti ve tanıdığınızı sandığınız ruh baştan yaratılmış bir kurmacadan ibaretti. Belki de bu yüzden, âşık olmaya başladığınız birinin gözlerinin içine bakmak, her uyanık anınızı birlikte geçirmek, nefes alışını kendi nefesiniz kadar tanıdık bulmak ama yine de onu hiç tanımıyormuş gibi bakakalmak son derece mümkün, hatta yaygın bile sayılabilirdi.
Sayfa 231
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ona gösterdiği ilgi, herhangi bir yabancıya göstereceği nezaketten farksızdı. Ama bu Alice'in canını yakıyordu çünkü aralarında sıradan bir tanışıklıktan fazlası olduğunu sanmıştı.
Sayfa 228
Bu evrende onunla aynı frekansta titreşen en az bir ruh daha vardı. Aslında Alice’in hissettiği en büyük mutluluk buydu; sessizliğini sevdiğiniz bir dosta sahip olmanın ne kadar harika bir şey olduğunu bilmek.
Sayfa 227
Peter güldüğünde Alice güneşin tüm sıcaklığının üzerine çevrildiğini hissederdi çünkü bunu yapan oydu; onu hem şaşırtan hem de böylesine neşelendiren sözleri söyleyen kişi kendisiydi.
Sayfa 226
Çincede zaman ve mekâna dair kavramsal mecazların İngilizcedekinin tam tersi olduğunu anlatmıştı. Çinlilerin geçmişi görebildiklerine, geleceği ise göremediklerine inandıklarını, bu yüzden geleceğe ancak geriye doğru yürüyerek gidilebileceğini açıklamıştı.
Sayfa 226