“Kendi hayatının boşluklarına da aynı maharetle dokunabilmiş miydi? Başkalarının yaralarını şefkatle sararken kendi yarasına aciz kalan, başkalarını düştüğü yerden kaldırırken kendisi için güç yetiremeyen, başkalarına sürekli gülümserken gözyaşlarını içine akıtan kadınlardandı belki de.”
Kudüs sokaklarından kalma öfkelerim var. Bir kadının tülbentine dizi dizi işleyip de kimsenin yüzüne söyleyemediği öfkeleri gibi.
Aşkı ve öfkeyi söyleyemediğinde insanın konuşmaya dair
hevesleri de bir bir yok oluyor.
Susuyorsun.