Bilimin bize sunduğu dünya, daha da gayesiz, daha da anlamsızdır... Buna göre insan, ne oluşturacağından habersiz nedenlerin bir ürünüdür. İnsanın kökeni, gelişimi, ümitleri ve korkuları, aşkları ve inançları, atomların bir araya gelmesinden başka bir şey değildir... Ruh, bundan böyle, sadece bu gerçeklerin kaçınılmaz ümitsizliğin temelleri üzerinde güvenle ikamet edebilir.