nur

Kötülüğün kötülük olduğunu anlayacak yaştaki bir çocuğun içindeki iyiliğe rağmen kötülük yapmasına kimse bir neden bulamadı.
Sayfa 121 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam
Picler akıllarını parçalara böler ve öyle yönetirler. Ancak zamanla her parça bağımsızlığını kazanır ve merkezi sinir sistemi iflas eder. Bombardıman artığı harabere benzeyen düşünce kemikleri birbirine karışır ve hiç var olmamış hayvanların iskelet kemiklerini oluşturur. Birbirleriyle çelişen akıl parçaları tarafından paylaşılmış ruhsal dünyaları dünya adındaki gezegenden milyonlarca ışık yılı uzaklıktadır. Dolayısıyla hiçbir zaman hiçbir piçin ruhsal dünyasında, hayat olup olunmadığı bilinemeyecektir. Ne onlara aşık kadınlar, ne de sevgilerinden ikinci bir çocuk yaratacak kadar onlara bağlı aileleri, ne de uğursuzluklarına ve uğurlarına hayatlarını verecek dostları o dünyaya ilk ayak basan olacaktır. Çünkü piçin ruhsal dünyasına giden yol o kadar uzundur ki bir insanın oraya ulaşabilmesi için milyonlarca ışık yılı yaşayabilmesi gerekir. Ölümsüzlük de sadece anlık bir duygunun adı olduğu için, bu yolculuğun gerçekleşmesi mümkün değildir.
Sayfa 112 - Doğan·Kitabı okudu
Dostunun farklı durumlarda sadece pişman ve üzgün olması gerektiği için öyle davrandığını yüzlerce kez görmüş ve aslında hiçbir şey hissetmediğini çok iyi anlamıştı. Cenk, neden olduğu üzüntüleri görüp kendini sarhoş ediyordu. Haftalarca kendini suçlayabilir, bundan gizli bir zevk alabilir ve istediği an bambaşka duyguların içine kulaç atabilirdi. Hassas ama sakar insan rolünü oynuyor ve kırdığı her kalbin arkasından ağladığını bütün dünyaya duyurmak istiyordu. Ancak Cenk umursamıyor ve Barbaros bunu biliyordu. Karmaşık hayatının içinde gerçekte hiçbir şey yoktu ve Cenk her gördüğü boşluğu, ona değer verenlere karşı işlediği suçlarla dolduruyordu. Üzerlerini de o suçluluk duygularıyla cilalıyordu. Çünkü Cenk'in bu hayatta yapacak hiçbir şeyi yoktu. Günlerin daha hızlı geçmesini sağlamak için acı verici de olsa kendine bir oyun bulmuştu: kendine acıma oyunu. Cenk iyi oynuyordu. O kadar iyi ki, en yakın dostlarından Afgan bile yanaklarındaki kuruduğu anda Cenk'in kadınlar, tişörtler, resimler hakkında düşünmeye başladığını anlayamıyordu.
Sayfa 112 - Doğan·Kitabı okudu
Ben ayaklarımı keseli yıllar olmuş, neyin üstünde duracağım?
Sayfa 102 - Doğan·Kitabı okudu
Acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti. Dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdı.
Sayfa 91 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam